belçika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
belçika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2014

Two Days One Night

Şimdiden senenin en iyi filmlerden biri olarak belirtmek isterim. 


Film klasik Dardanne'ler filmi ama konusu itibariyle biraz Ken Loach tadı da var. Şiddetsiz sakin bir Ken Loach. 

Sağlık raporu almış olduğu süreçte işten çıkartılan Sandra işten çıkartılırken çalışma arkadaşlarına işveren tarafından bir teklif geldiğini öğrenir : Ya Sandra'yı işten çıkartacaktır, ya da kalan 15 kişiye prim vermeyecektir. Sandra arkadaşlarının tercihi ile işsiz kalmıştır. 2 gün sonra tekrar oylama yapılacağı durumu ile fikirlerini değiştirmek ister  ve tek tek onları gezer.

Filmin sakin akışı ve sindire sindire hikaye anlatışı klasik Dardenneler ama sosyalist havası Ken Loach, insanların fikirlerini değiştirme kısmı ise 12 Kızgın Adam'a benziyor. Filmin tutarlı hikayesi insan da gerçekçiliği yakalamasına sebep oluyor. 

Filmin vicdan sorgusuna sebep olan ikilemi tek tek bireyler üzerinden işlemesi oldukça başarılı. Özellikle kalması için oy verecek olanların hep ötekileştirilimiş kişiler olması (Kader, Timur, Miguel, Dominuque - göçmen, bir koca şiddeti gören kadın, bir erkek şiddeti gören erkek) dikkat çekici. Depresyonda olan ve çıkamayan Sandra ile iligli yukardaki sahne de kritik. Tüm aile fertleri teknoloji ile meşgulken çağın teknolojisine ayak uydurumayan (ki teknolojik bir güneş enerjisi paneli üreten fabrikada çalışmakta) Sandra'nın depresyon sebebini de hissettiriyor.  


Ama filmin sonunda çalışma arkadaşlarına beyaz tshörtler giydirerek de bireyleri değil sistemi eleştiriyor Dardenneler. Kişiler masumdur sistem kötüdür diye (ki ben katılmıyorum). Ve zafer galip gelinince değil mücadele edince kazanılır bakışıyla da filmi mükemmel bitirir.

Ben her açısından çok çok sevdim filmi. Dardenneler gerçekten sinema denilen şeyin ne olduğunu çok iyi çözmüşler. Bunu her filmlerindeki tutarlı halleriyle de ispatlıyorlar.

Marion Cotillard ise gerçekten mükemmel oynuyor. Hayran kalmamak mümkün değil.

İzleyin efendim.

18 Aralık 2013

The Broken Circle Breakdown

Oldukça etkileyici bir aile dramı. Ya da iyi bir müzik filmi. Karar sizin.


Ağır bir trajedi yaşayan bir çiftin giriş gelişme sonuç bölümleriyle karşı karşıyayız. Tek fark lineer akmayan karışık kurgusu olması. 

Film çocuklarını kaybeden bir çiftin tam ortaya bu trajediyi koyarak hikayesinin başlangıç ve bitişini anlatıyor. Böyle düşününce biraz 21 Gram'a benziyor gibi. Karışık kurgu çocuklarını kaybeden bir kadın falan... Ama bu filmi farklı kılan belki de müzikleri. Amerikada bile etkin kullanılmayan bir country tarzını çalan bir ekibin üyesi olan adam Monroe ve sevgilisi Alabama acının içinde sergiledikleri müzik performanslarıyla etkiliyor.

Film aile dramı gibi dursa da aslında biri inançlı biri ateist çiftin karşılaştıkları durum karşısındaki tepkilerini ve acılarını nasıl yaşadıklarını anlatıyor. Biri dünyadaki herşeye söverken biri kendi içine kapanıyor. ve yönetmen bunu neredeyse hiç bir şeyi acite etmeden üsturuplu şekilde yapıyor. bence filmin iyi olduğu yer de bu. müzik serperek sakinleştirip kafalarımızı dağıtıp sert bir hikayeyi kaldırılacak seviye de tutması. 

Bence iyi film. Dram seviyorsanız izleyin. 

8/10

19 Şubat 2012

The Kid With A Bike

Filmin sakinliği "sonunda" sizi de etkisi altına alıyor.



Apo filmi başlayırken biraz sıkılacağımı düşünmüştüm ne yalan söyleyeyim. Her ne kadar her filmiyle bu önyargımı kırsalarda Dardenne kardeşler biraz korkutmuyor değil (Rosetta). 

Ama Bisikletli Çocuk beni gerçekten etkiledi. 
Yetimhanede kalan ve babasının ziyaretlerine gelmemesi ve bisikletini getirmemesiyle onu aramaya çalışan cyril'in hikayesi bu. Cyril asi, isyankar ve laf dinlemez. Ama Cyril çok iyi çocuk. Bu serüvende ona Samantha eşlik ediyor ve ikili olmaz bir birliktelik yaşıyorlar  (Milliyet gazetesinin olayı meraklandırmak için çarpıttığı cümlelere benzedi. Kalsın)

Dardenne'lerin görüntü ve oyuncu yönetimleri üst düzey. Ama dikkat çeken hikayeyi bu kadar sadeyken sıkıcı kılmamaları. Hep akıp giden bir film (zaten uzun da değil 87 dakika) ve her sahnesinde bir tema mesaj. Ama yedirilmiş yormayan. Cyril'in tüm olaylar karşısındaki tepkileri gerçekçi. 

Filmi herkes sevmeyecek ama biraz sabırlı yapınız varsa bayılacaksınız. Tek bir sahnesi için bile izlenir. İzleyince anlayacaksınız. 

Merhaba bu arada. 

  © Blogger template 'Isolation' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP