6/10 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6/10 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2015

the one i love

Coherence'e çok benzeyen bir film. Tam açıklamaları olmasa da paralel bir evde aynı çiftin benzerleri var ve karışık bir hal alıyor bu durum. Kim kimle belli olmayan bir hal alıyor ve sonunda karısını karısıyla - kocasını kocasıyla aldatan bir çift görüyoruz.



Predestination gibi. Hatırlayalım onda ne olmuştu : Adam kendini sikip kendini doğurmuştu. Sert mi oldu? Filmin hikayesi bu değil diyen biri çıksın da hele konuşalım  :)

The Boxtrolls

Animasyonlar bu sene zayıftı mı ne?

Oscar adayı olacak kadar iyi değil. Kötü değil. Sıkılınca izleyebileceğiniz bir film o kadar bence. Osvar adaylığı bile abartılı.




The Inbeetweners 2

İlkinden bir farkı yok. 



Anlatımı dili aynı dizisi gibi devam ediyor. Biraz büyümüşüz galiba rahatsız bile etti şapşallıkları ama keyifle be abi.

Islak hamburger gibi : pislik ama lezzetli  :)


The Imitation Game

Senenin balonu  :)



Ne zamandır bu kadar iddialı konuşmamış olaiblir. Bok gibi film. Öyle süper bir hikaye ve film falan yok ortada. Orta üstü bir erkek oyuncu ve alt metinde gaylik devlet tutuculuğu vurgusu.  Haricinde duygusal iniş çıkışları saçma daha önce 10 tane filmden bildiğimiz bir hikaye var. Evet bireye indirgemiş savaş zaferini ve gösterişli bir şekilde yapmıyor ama yine de abartıldığı kadar iyi değil.


İzlersin geçer. 1-2 yıl sonra aklına gelmez bile.


12 Ocak 2015

Karma Liste 2014

2014 de izleyip ayrı başlık açmaya mecalim olmayan filmler ve diziler


Fargo                (Tv Seri)   Kesinlikle İzlenmesi gerek. Senenin en iyisi 10/10
True Detective  (Tv Seri)   Sakin polisiyelerin bu seneki önemli versiyonu. Oyunculuklar  inanılmaz seviyede  9/10
The Affairs       (Tv Seri)   İlişkileri Rashamon gibi farklı gözlerden anlatmayı başarması güzel.                                     8,5/10


See You in Montevideo  : Kesinlikle herkese tavsiye ederim. Bence eğlenceli ve güzel film. İlk Futbol Dünya Şampiyonasına katılan Yugoslav Milli takımının başından geçenlere tanık olmak çok keyifli.   8/10

X-Men: Days of Future Past : İlk X-menleri sevmemiştim ama son ikisine bayıldım. Bu da güzel 7,5/10

A Most Wanted Man : Ben çok beğendim. Ajanlık böyle bir şey sanki. Uçan atlayan değil daha insanların yer aldığı bir müessese gibi. 7,5/10

Million Dollar Arm :  Sıfır beklentiyle izleyince gayet iyi bir spor filmi hem de gerçek hikayeden yaratılmış. Hindistan'da yetenek yarışmasıyla beyzbolcu bulmaya çalışan bir amerikalının hikayesi. Güzel 7/10
 
The Maze Runner : Resident Evil, Hunger Games ve Sineklerin Tanrısı karışımı bir film. Çok iyi değil tabi ki 6/10

buna benzer çok film izledik fransadan çıkan. bence ozon'un iyi filmlerinden biri değil. Cinsellik seviyesi yüksek ama geri kalan bir şey yok gibi  6/10



The Fault in Our Stars  : Ne pohpohlanmış boktan bir film. Olum genç kız dramaları sadece o kitle için yapılıyor sanırım. Gerçekten iyi değil. Dramatik bile değil bence. Kız zaten buz gibi bir cadı. Kanser diye hemen acıyıp not yükseltmeyin lütfen.  6/10

22 Jump Street :  İlkinin devamı işte. Aynısını laciverti. Sıkılmadan izle sonra da çöpe at. 6/10


Frozen : Müzkalli çizgi film. Kızım deniz büyüsün tekrar izlerim ama sevmiyorum böyle prenses masallarını.   6/10

Patron Mutlu Son İstiyor : Aynı otel Kış Uykusunda da kullanılmış. Ama bu kadar kötü mü olur bu kadar mı leş bir film olur. Aynı yerde sıkışmış ve sıkılmış karakterler var biri ödüllü birşeyler çıkarıyorken biri rezil rüsva oluyor. İzleyeni döverim valla. 3/10

The Monuments Men : Kadroyla alakalı olarak beklentiler de yüksekti ama sıradan bir film olarak kaldı 6/10
 
kötü film. ama bu da anlattığı hikayenin merak uyandırması ve kişinin kendiyle, işi ve hayatıyla hissettiği şeyleri yakalaması açısından kendini izlettiren bir film haline geliyor olduğu gerçeğini değiştirmiyor.  keşke biraz daha çalışıp biraz daha başarılı bir karakter tahlili yapsalardı.

300: Rise of an Empire  : At çöpe.

The Lego Movie  :  Bence abartılmış bir film. Keyifli ama hepsi bu. Zaten bilgisayarla yapmışlar hiç sempatim kalmadı. 6/10  
 
Non-Stop  :  60 yaşında aksiyon filmlerinin adamı oldu Liam Nelson. Akan hoş film. İzlenip unutulabilir 7/10

The Zero Theorem: Brazil bekleyenler hayalkırıklığı yaşar. 20 yıl sonra patlamaz bu. 6/10 
 
The Hundred-Foot Journey: Tavsiye ederim herkese. Ama iyi film olarak değil. Sıcak film olarak izlensin. Ailecek falan hem de.  6/10 
 
Need for Speed  : Boşverin.
Maleficent  : Ben nefret ederim böyle filmlerden. Bundan da ettim.

Walk of Shame  : Eğlencelik çiğdem. Tv'de denk geldi de izledim. Yoksa işim olmaz :)

10 Ocak 2015

47 Ronin

çok beklentin olmayacak ve biraz olsun samurai kafasını seviyorsan seversin. lan hollywood yapımı japon filmi bu. herkesin ingilizce konuştuğu hem de ne bekliyorsun da eleştiriyosun.



canın sıkılmadan izleyecek film arıyorsan bu film o film işte.Bence izlenir.

notum 6/10 ama hala kötü değil.

jack ryan shadow recruit

hakkında çok şey yazmaya gerek yok. zaten beklentiyle izlemeye de. iyi bir aksiyon bile olamayan sıradan bir film. tek artısı jack ryan'ın ilk kavga sahneleri ve sonrasında afallamış, soğukkanlı olamayan, napacağını bilemez tavrıydı. yani karakterin bir anlık şaşkınlığı hariç geri kalan herşey sıradan.



kenneth branagh nasıl böyle film çekiyor akıl alır gibi değil. keira knightley de ilk defa iticiydi. ben de gittikçe boktan yazıyorum zaten.

izlemeye gerek olmayan filmlerden biri daha.

The Nymphomaniac

Triersınırları zorluyor diyorlar ama abartılıyor. Evet filmlerde cinsellik üst düzey ama daha rahatsız eden filmler çekildi hatta Trier tarafından bile daha rahatsız edici olan Btreaking The Wave, Idiots, Antichrist yapıldı. Ama flmin için pipiler falan girince iş dğeişiyor.


Filmi beğendin mi derseniz; hayır. Ne iyi ne kötü. İzlemiş olmak için izledim bile diyebilirim. Aşırı filmler listesinde yer alsa da sinema için çok hatırlanacak bir yeri yok kanısındayım (20 sene sonra şaheser olup beni utandırmaz umarım) 

6/10

Divergent

Hunger Games'e bu kadar benzemeyeydi iyiydi valla.


Shailene Woodley parlayan yıldız. Çok seksi olmadan da parlanabilir diye göstermek isteyen Hollywood ürünü (bu mu güzel değil diyebilirsiniz ama gerçekten seksiliği değil masum sıradanlığı önplanda). Bu filmde aslında karaktere de uyuyor ama film pek çok şeyin toplaması gibiyken tam da istendiği gibi olmamış havası yaratıyor. 

İzlenmeyince hiç bir şey kaçırmazsınız. 

6/10


Trance

Guy Ritche'nin Revolver'ına benziyor film. Ama biraz daha karışık.
 

Dany Boyle farklı bir iş çıkarmış. Akıl oyunları ve hipnoz filmde başrolde.Ama film bir karışıp bir çözülen ip yumağı gibi. Normalde bu tarz suç filmlerini sevmem rağmen bu film akıp gitti. Ne akılda kaldı ne üzerine söylenecek bir şey var.

Neighbors

Komedi mi?
İyisinden değil.



filmin espirilerine uyanırsınız (anlarsanız) da çok komik bulmazsınız yine de. benzerleri var yapılan ama yine de tek başına seth rogen kurtaramamış. diğerleri biraz hafif kalmış. içinde kafası güzel ve komik insanlar arıyorsanız : superbad ve pineapple express öneririm.

saygılar.

6/10

03 Kasım 2014

Jeune et Jolie

buna benzer çok film izledik fransadan çıkan.




bence ozon'un iyi filmlerinden biri değil.

Saving Mr.Banks

kötü desen değil ama bir türlü ısınamadığın filmler vardır ya. bu öyle işte.


dünyaca ünlü bir karakter yaratan huysuz kadın yazarımız mary poppins'i filmleştirmeye çalışan walt disney'e karşı herkes sempatiyle yaklaşmış sanki tanıyormuş gibi.

bence sıkıcı ve gereksiz bir film. izlemeyince bir şey kaybetmeyeceğine göre sııntı yok. İlk satırla son tutmadı gerçi  :)

26 Ekim 2014

Draft Day

Kızlar bu filmden uzak durun.
Spor sevmeyenler uzak dursun. 
Amerikan profesyonel spor liglerini bilmeyenler uzak dursun.
Kevin Costner'i sevmeyeneler uzak dursun.

Lan izletecek adam kalmadı iyi mi?

Bunlardan biriyseniz uzak kalmanız lazım bu filmden. zira hiç bir şey anlamayabilir ve 2 saatinizi çöpe atabilirsiniz.

Konusu özetle : Lig öncesi transfer döneminin (trade) son günü gelmiş, çetmıştır ve babasının ölümüyle takımın başına geçen Kevin bir şeyler yapmalıdır. Yeni oyuncular alıp eskileri ayarlaması ve mükemmel bir takıma ihtiyacı vardır. Bunun için son gününde başından geçenler ise özel hayatıyle profesyonel yaşamın karmaşası şeklinde vuku bulur.


14 Eylül 2014

A Million Ways to Die in the West

Amerikan komedisi tam olarak bize hitap etmiyor bence.



Filmin yer yer komik olduğu zamanlar var tabi ama genel anlamda sıkıcı olduğunu düşünüyorum. Yani fragman izleyip "aa ne güzel komik, izleyelim" deyince biraz pişmanlık yaratır haberiniz olsun.

Vahşi Batı'da insanların alakalı alakasız ölümlerini geri plana alıp farklı pasif bir karakterin hayat mücadelesini anlatıyor. Belki aradaki komik anlarda zamansız yersiz insanların öldüğü anlar. Ama ülkemizde zaten alakasız yersiz ölümlerle karşılaşınca filmin o kısmı da bizim için fazla eğlenceli olmaktan çıkıyor.

Filmin tek artısı güzel Charlize Theron.

6/10

18 Aralık 2013

The Conjuring

Sevmiyom korku filmlerini. Ama şans veriyorum her seferinde.



Beni kriter almasın korku filmi sevenler. Banuya sordum o sevdi. İyiydi dedi. Bu tür filmlere ilgisi var hem de. Ama ben hem hikayelerin gerçek olduğuna inanmıyorum hem de bu tür olayları izlemekten neden keyif olduğunu anlamıyorum.

Yüksek oy verip 2013'ün en iyi filmleri arasına sokanlara şaşırıyorum gerçekten.

Benim puanım 6 kanka..

10 Kasım 2013

Promised Land

Gus Van Sant'ten bir "şehrime dokunma" güzellemesi.

Geziparkı olaylarına benzer yanı çok. Ama filmin Francis McDormand ve Matt Damon dışında çok bir olayı bence.



Tabi ki herkesin yaşadığı yer kendisine vadedilen toprak ama her yerde para için toprağını geleceğini satan insanlar yok değil. Film buna değinmenin ötesinde yaptığı işe inancını yitiren bir adamın kırsaldaki günlerini anlatması açısında fena değil. Yani kişisel ve minimal bakarsak film ortalama ama hepsi bu. Gus Vant Sant ne kadar dikkat çekebilir buna bilmiyorum.

İzlenirliği düşük değilse de izlenmese bir şey kaybettirmeyecek filmlerden bence. (sinamdan nek adar uzaklaştığımın göstergesidir bu yazı)


04 Temmuz 2013

Dead Man Down

klişe ama iyi diyenlerin olduğu bu film klişe ve iyi değil. 



evet belli bir temposu var. izlettiriyor kendini ve artık yaşlanan ben için önemli kriterler bunlar. ama filmin senaryosunda o kadar çok atlanan detay var ki filmin oralarına takılmamak elde değil.

alphonse'nin kurduğu telefon tuzağından nasıl kurtuldu,silahı aldığı adam kimdi, kızın fransız annesini hikayesi nedir, ilk öldürdüğü adamı bir mafya babasının evine nasıl yerleştirdi şimdi hatırlamadığım tonla şey.

derseniz ki böyle film izleyip ne bekliyon haklısın derim. ama fim iyi değil. sadece kendini izlettiriyor aradaki farkı kaçırmayalım.

6/10

25 Şubat 2013

Arbitrage

Sevemedim kara gözlüm. 


Film akıp gidiyor ama bana çok hitap etmedi. Sözüm ona finansla uğraşıyorum ama bu filmlerdeki finansal oyunların tek birinden anlamıyorum. Sanırım sevmemem bundan kaynaklı. Tamam insan dolandırıcıysa her şeyine bulaşır bu onu anlıyorum ama filmi sevemedim yine de.

6/10

04 Şubat 2013

Ted

Ayının terbiyesiz olması dışında yeni ve güzel bir olayı yok.




Hani kötü arkadaşa takılıp güzelim kızdan kopan adam hikayeleri var ya. Tonla izlediğimiz. Ted bunun aynısı. Tek farkı samimi arkadaşımız bir Ayıcık ve bir ayıdan beklenmeyecek kadar terbiyesiz ve kadın düşkünü. Zaten eğlenceli olan kısım bu. 

Filmle ilgli bence başka bir şey yazmaya gerek yok. Arada eğlenceli o kadar. İzlenmese de olur filmlerden. 
Saygılar. 

6/10

  © Blogger template 'Isolation' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP