tom hanks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tom hanks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

03 Kasım 2014

Saving Mr.Banks

kötü desen değil ama bir türlü ısınamadığın filmler vardır ya. bu öyle işte.


dünyaca ünlü bir karakter yaratan huysuz kadın yazarımız mary poppins'i filmleştirmeye çalışan walt disney'e karşı herkes sempatiyle yaklaşmış sanki tanıyormuş gibi.

bence sıkıcı ve gereksiz bir film. izlemeyince bir şey kaybetmeyeceğine göre sııntı yok. İlk satırla son tutmadı gerçi  :)

14 Kasım 2013

Captain Philips

No man is left behind.

Amerikan askerinin en sinematik laflarından biri bu. Bu da amerikan filmi zaten. E içinde askerler de var zaten. 
 

Kapringen Danimarkadan çıkmış bir modern korsancılık hikayesiydi. İnsan hayatının nasıl pazarlık yapılacağına değinen gerçekçilik dozu yüksek. 

Captain Philips Amerikan versiyonu. Zaten hikayeyi anlattım sayılır.Kaptan Philips bir aile babası. Orta yaşlarında bir uzun yol gemi kaptanı. Yola çıkar gemiyle ve Somali açıklarında açlık içinde olduğu bize gösterilen Somalili korsanların gemisine saldırısyla karşılaşır. Tecrübesiyle ilk saldırıyı püskürtse de inatçı Muse gemiye ikinci saltosunda çıkar. undan sonrası tam bir kahramanlık hikayesi. Gemi personeli kurtarmak uğrunakend hayatını tehlikeye atan Kaptan ufak akılcı tavırları ile püskürttüğü aç cahil korkak sinirli Somalilerin eline düşer. Ufak acil durum botuna mahsur kalır.

Tam bu sırada devreye acil durum çağrılarına cevap veren Amerikan ordusu devreye girer. Zaten filmin ikinci yarısı bu kovalamacayla geçer. Kaptan Philips hep sakin akıllı ve ustaca davranır. Amerikan ordusu ta ülkelerinden uçakla özel tim yollar ve iki tane koca gemi takar korsanların kaçırdığı Kaptanı lurtarmak için. Sonrası zaten kahramanlık hikayesi. Öncesi de öyleydi zaten. Hepsi öyle filmin işte. Kaptan kurtulur o anda şoka girer. Ağlar falan. Zor durumda sakinken ölen insanlar ve hayatta kalma içgüdüsü o soğukkanlı adamı sarsar. 
  

Neyse Kapringene gelirsek: 150 gün boyunca korsanların elinde kalan adamları ve az para verecem diye didinip gemi ekibini (neredeyse) umursamayan büyük şirketi anlatırken Captain Philips (her ne kadar gerçekten yaşanmış da olsa) 3 gün içinde basılan gemi kaçırılan soğukkanlı ulvi kaptan ve yüce amerikan ordusu çerçevesinde geçen bir klişe yumağı. 

Kapringen biraz daha uzun olmalıyken bu film kesinlikle daha kısa olmalıydı. Evet biraz Somalilileri gösterdi, inceden tayfanın biz asker değiliz sendikalıyız diyerek sosyal mesajını verdi film ama bir iki orta durum için koca filmi beğenmek bana göre değil. O kadar Ameirkan ki rahatsız edici. Laflara gel. Gerçek bir Amerikalının başından geçenleri beğenmeme açıklamalrım saçma gelebilir ama bu bir film. Daha farklı olabilirdi. En azından abartıldığı kadar iyi değil.

22 Haziran 2009

Angels and Demons



Okuduğum kitapların filmlerini izlemeye devam ediyorum ve seviyorum bunu. Okuduğum şeyi başkaları nasıl ete kemiğe büründürüyor, onun kafasında karakterler ve olaylar nasıl gelişiyor merak ediyorum.

Kitabı okuduysanız bu film gereksiz. Ama yok izlemediyseniz, Da Vinci Şifresinden daha anlaşılır daha başarılı ve sürükleyici bir film oduğu için izlenebilir. Ron Howard bu sefer daha sağlıklı ve anlaşılır bir film yaratmış. Tabi bunda kitabın da daha dar bir coğrafyada daha az çetrefilli olmasıyla ilişkilendirilebilir. Sonuçta sadece Vatikan'da geçen ve Papalık mevkii üzerine entrikaları anlatan bir film bu.




Feykencıl beğenmiş bu filmi. Ben bu haftasounu sokakta kalınca bari sinemaya gideyim diye izledim. Ben de fena bulmadım. Sadece Hoolywood filmlerinin bu iki yüzlü tutumları beni deli ediyor. Ne o diyenlere: Önce din kötü birşey gibi gösterilip, bilim çağında olduğumuz anlatılıyor. Dİnin sapkınlıkları ve entrikaları bizi soğutuyor. Sonra filmin sonunda din ile bilimin kardeş olduğunu, ikisinin de olması gerektiğini ve dinin değil bazı insanların sapkın olduğuna değiniliyor. Ben de buna uyuz oluyorum. Kötü işte kardeşim din denilen şey. Bokunu çıkarıyosunuz. hristiyan olmuş müslüman olmuş yahudi olmuş fark etmiyor. İnsanları manipüle edip yalanlara dayandırarak inançlarını sömürüyorlar ve bilime karşılar. Bana filmin sonunda bilge insan çıkıp, "hatalar olur, dinde de olur, çünkü insan hata yapar" nedir ya? Biri bana açıklasın.



Not: Filmi izlerken bu kadar rahatsız etmemişti din olayı. Akşam Ntv'de "Iconoclasts" izledim ve ordaki Güney Afrika'da ırkçılığa karşı savaşan başpiskopos Desmond Tutu ile Virgin Havayollarının sahibi Richard Branson'u görünce filmdeki dinin ne kadar çiğ olduğunu fark ettim. Desmand Tatu'yu yeni öğrendim ama mutlaka bilinmesi gereken biri. Richard Branson ise ayrı bir başlığı hak ediyor.



Not2: Bu hollywood nasıl bir yerse 50 yaşındaki Tom Hanks'ı hala jön olarak yakışıklı falan gösterebiliyorlar. Demek ki beni versen ben de birşeye benzerim bunların elinde.

Not3: Biliyorum feykencıl kişi, gülüyorsun şu anda "kıh kıh" diye. Ne eğleniyosun ben sinirlenince :)

6/10

  © Blogger template 'Isolation' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP