9/10
'en uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan'
29 Kasım 2013
9/10
12 Kasım 2013
Kapringen - A Hijacking
Afişteki birbirine benzeyen gemi ve silah imajları bence ikisinin aynı şey olduğuna bir gönderme. bu da benim tespitim işte napacan :)
8/10
Filmle alakalı başka yorumlar bu linkte Captain Philips yazısında.
18 Haziran 2011
17 Haziran 2011
Route Irish

Irak Savaşının artık oturma odamızda olduğunu söyleyen yönetmen dünyanın her yerindeki ezilmiş tarafa eğilmeye devam ediyor. Daha önce İspanya iç savaşı ve Meksikalı göçmenleri konu olmuştu. Şimdi de ırak ve büyük şirketlerin para uğruna hayatları hiçe sayışını konu alıyor büyük usta.
Fergus kendisiyle birlikte Irak'a götürdüğü arkadaşının ölümünün ardından "yanlış zamanda yanlış yerde" olduğuna inanmaz ve araştırınca büyük şirketler ve insanlıktan nasibini almamış insanların hesabını kesmeye karar verir.
Film gerek kurgusu gerek hareket oranının yüksekliği ile farklı bir Loach filmi. Eleştiri dozu ise çoğundan yüksek. Ama klişeleri yıkan yapısı ile gönülleri fethediyor. Kendi ipini kendi çekecek kadar cesur adamların hikayesi.
Not: filmde tek dikkat çeken şey; Loach için fazla ölümün olması hatta bazı ölümleri bizim isteyecek hale gelmemiz ve bunların rasyonelleşmesi.
15 Haziran 2011
My Name is Joe
27 Mayıs 2011
Post Mortem
20 Ocak 2011
01 Kasım 2010
Buried

18 Ekim 2010
how to train your dragon

28 Temmuz 2010
Carlos


27 Temmuz 2010
The Ghost Writer

Gönderen Porco Rosso zaman: 10:23 3 yorum
Etiketler: 2010, 7/10, aksiyon, ewan mcgregor, ingiltere, politik, roman polanski
02 Temmuz 2010
green zone
Gönderen Porco Rosso zaman: 00:35 0 yorum
Etiketler: 2010, 7/10, beklenen film, matt damon, paul greengrass, politik
12 Ocak 2010
Nefes
bir yere kadar filmin ne yönde durduğu belli değildi. evet bazen aptallaşabiliyorum. tamam sıkça aptallaşabiliyorum.ama sanki başlardaki full metal jacket benzeri giriş ve neredeyse yüzbaşının -insanın- psikolojik yanını anlatarak thin red line'ı andırışı lan bu film savaş karşıtı dedirtti. savaşı bize göstermeden önce deer hunter benzeri hazırlıklar yaptı.ama sonradan allah allah nidalarıyla savaşa koştu. ben burda kazanmazsam ankarada kazanılmaz dedi. açılıma ters bir bakış attı. olayları dramatize etti,kadınları sadece bu durumda duygusal sömürü için kullandı, savaşı tek yönlü -muhtemelen de taraflı- gösterdi, karşıdakini (ötekini) gölgeden ibaret sayarak kişiselleşmesini - insanlaştırılmasını(ki kazara insana sempati duyarız insan olduğumuz için) - önledi. ve en sonunda da ne olursa olsun yüce türk ordusu olarak affetti.sinematik değerler açıısndan, özellikle de görüntü yönetimi sayesinde türk sinemasıiçin önemli bir yerde film. oyunculuklar sırıtmıyor zira yüzbaşı hariç askerleri de net olarak göstermiyor - düşmana yaptığını kendi askerine de yapıyor aslında -performanslarını algılayamıyoruz. prodüksiyonun iyi oluşu, silahlı sahnelerin başarılı oluşu -türk filmleri kriter alındığında- artı yönleri.ama bunların hepsi filmin derdi ile birleşince barışçıl olmayan, olamayan, savaşı kişisel bir meseleye indirgeyen, suya sabuna dokunmadan militarizmi yücelten bir film yaratmaktan öteye gidemiyor.
14 Haziran 2009
Moore ve yeni filminin fragmanı
Gönderen Porco Rosso zaman: 22:37 2 yorum
Etiketler: amerika, beklenen film, documentry, ekonomi, michael moore, politik, video
19 Nisan 2009
The Class
Cannes'da Altın Palmiye almış bir film "Entre Les Murs"

Gönderen Porco Rosso zaman: 16:43 0 yorum
Etiketler: 8/10, beklenen film, Cannes, entre les murs, Fransa, istanbul film festivali, politik
13 Nisan 2009
Five Minutes of Heaven
İrlandalı Joe Griffen (james nesbitt) abisinin ölümüne tanık olur ve bu travmayı üzerinden atamaz. bir televizyon programı da onu öldüren fanatik ingilizi (liam nelson) bularak bu iki kişiyi bir tv programına çıkarmak için biraraya getirmeye çalışır.
yönetmenin medya eleştirisi ve geçmişin izlerini arayışı oldukça ustaca. tempoyu arttırış ve azaltışları gerçekten etkili. özellikle merdiven inip geçmişini katleden adamla karşılaşmanın stresiyle yüyürken, kameran takılıp bir şekilde çekim aksayınca yapımcının tekrar çıkıp aşağaı gelebilir misin dediği bölümdeki iniş çıkışlar inanılmazdı. oyunculuklar her zaman ki ingiliz profesyonelliğinde.
filmin sundance'ten en iyi yönetmen ve sinema yazarları ödüllerini aldığını da hatırlatmak isterim. Bu bile izlenmesi için iyi bir referans verecektir.
12 Nisan 2009
Il Divo
Il Divo hakkında bir önyaz okuduğumda filmin bir "The Godfather" tarzı bir mafya filmi sanmıştım.

İşte size gerçek Andreotti
11 Nisan 2009
Il Conformista
Gönderen Porco Rosso zaman: 00:11 0 yorum
Etiketler: Bertolucci, italya, politik
22 Mart 2009
Devrim Yolunda Sıkılan Her Mermi Mübahdır
Makyavel'in Prens'ini okuyorum. Politik liderin nasıl olması gerektiğini anlatan 1500'lerde yazılmış bir kitap. Bir hükümdar olarak yapman gerekeni sürekli tekrarlamış : Amaç için her yol mübahdır.


14 Şubat 2009
Sonbahar
Yağmur gibi, soğuk gibi, aşk gibi.
Uzun süre çıkmaz aklımızdan. Isınsak da sızlar içimiz.
Kabaran karadeniz gibi kabardı çünkü yüreğimiz.

Bu Blogda Ara
Liste Liste Liste
Takip Edenler
İzlediklerim
Ben ve Sen ve Bildiğimiz Herkes
Etiketler
Freedom Fighter
isyan
gerçek samuray
Olacaksan Serseri Aşık olacan
Benim de inandığım sensin bu amına koduğumun hayatında
kalbimizde yaşıyor
himi jendrix
viva zapatista
Melek dediğin böyle olur
çizgi çok ince
ağır abi










