animasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
animasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2015

The Boxtrolls

Animasyonlar bu sene zayıftı mı ne?

Oscar adayı olacak kadar iyi değil. Kötü değil. Sıkılınca izleyebileceğiniz bir film o kadar bence. Osvar adaylığı bile abartılı.




09 Kasım 2014

How to train your dragon 2

Bu filmin ilkini çok seven biri olarak ikincisi geliyor diye okuyunca sevinip üzülmek konusunda kararsız kaldım. Bu kararsızlık filmin ilk yarısında olumsuzken ikinci yarı da tekrar olumluya döndü.

Bence yıllar sonra bile geriye dönüp izlenecek bir seri haline gelebilir How To Train Your Dragon. Ben çok seviyorum. İlkiyle ilgili de bir şeyler yazmıştım.



 Hatta 2010'un en iyileri listesine yedekten girmiş.
 Bu sefer 2014 için en iyilere gireceğini sanmam (2014 filmleri çok iyi olduğu için değil tabi. bu ilki kadar başarılı olmadığından).

21 Kasım 2012

ice age 4

bu olmuş.


Ayarında animasyon çekmek çok da zor değil demek ki. Her filmde çocuklara başka bir öğretici hikaye sunuyor. Arkadaşlık önemliydi çocukların önemli olduğunu söyledi bu film ise annenin babnın sözünü dinle diyor. Küçk yaşlarda yavan kaçsa da büyüyünce haklılar deniyor. 

Çocuklara seri olarak izlettirilebilir olarak devam ediyor Ice Age. Bence bu filmi de izlerken sıkılmanız mümkün değil.  Madagaskarla kıyaslanamayacak kadar düzgün. 

7/10



17 Kasım 2012

madagaskar

bu hiç olmamış.


animasyon seven bir insan olarak belirtmeliyim ki : bu hiç olmamış. arkadaş gerçekten o kadar kötü ki evde 3 boyutlu izleyeceğiz diye heyecanla koyup yarım saat sonra hüsranla kapattık. Evet renk kalitesi, teknik seviye yüksek ama hikaye bu kadar da vasat olmaz ki. 

Aslında tek vasatlık hikayede değil : bu kadar gerçek dışı olunmaz ki. Diyeceksiniz ki : hayvanlar konuşuyor uçuyor inanıyorsun da şehirde geçen kısımlar mı yapay geldi. Evvet. Hayvanların yaptığı aşırılık zaten komediyle birleşyor ve sınırlarının olmayışını anlıyorum ama insanların bu şekilde hareket ettiği bir animasyon saçma kaçıyor. 

Bence çoluğa çocuğa bile izletilmez. O kadar kötü. 



26 Nisan 2011

Megamind

Sağlam film sağlam kafada bulunur.



Benim mi adamların mı kafa değişik bilemedim. Söylesen mantıken çok seveceğim bir film. Toplum yüzünden kötü olmayı tercih eden karakterimizin zorlama kötülükleri ve aslında şişirilmiş yalan iyiliklerin eleştirisiiyi de olsa sıkıldım yahu.

İki kere yarım kaldı hem de. Animasyonun her türlüsünü seven ben bitiremedim.
6/10

06 Nisan 2011

L'illusionniste

"Sihirbaz diye bir şey yoktur."

Büyüklere çizgiler. İşte ben bu klişe cümleyi kuran adamım. Bu film ise sanki yeni dalga sinemasının devamı gibi. Çizgilerle bir adam ve kadının hayatını sergileyişi etkileyici.


Sadeliğiyle insanı büyüleyen bu film son yazısıyla da hayallerimizi yıktı. O kadar gerçekti yani.


8/10

05 Nisan 2011

despicable me

moral yükseltir

Pek tatlı eğlenceli bir animasyon. Klasik iyi kötü kavramını alıp kendi içinde karıştırması ve yine de çocuklar için gerekli sona ulaşması rahatsız edici değil. Çnkü kötülük çok sempatik ve bizim istediğimiz türden.


monsters inc benzeri küçük kız varsa da müzik kullanımı eğlence dozunu arttırıyor.

minios denen ufaklıklar ise çok tatlı.


8/10

31 Ekim 2010

Toy Story 3

Pek eğlenceli. Güldürüklü.



Aile filmi tabi ama sürekli güldürecek laf sokacak başka filmlere gönderme yapacak şeyler bulmuş. Hareketli ama buna rağmen klişe çocuk filmi derslerinden öte bir yerde. Tabi ki çocuklar için eğitici yanları var ama kesinlikle öncelik önceki filmleri bilen büyükler. İşte bu yüzden ilk ikisi kadar iyi ve güzel film olmuş. Shrek gibi değil Toy Story. Hatta Ice Age gibi de değil. Her film ayrı ayrı izlenebiliyor ama devamlılık yüzünden yine de film karakterlerinden sıkılmamamız için her şey yapılmış. Tabi ttarlılık var bu arada.

Ben Pixar'ın animasyonlarda en iyi olduğunu düşünüyorum. Toy Story de en iyi devam eden animasyon seri.

8.5/10


18 Ekim 2010

how to train your dragon

klasik animasyon bekleyenleri şaşırtıyor.

aslına bakarsan bir azınlık hikaysi olarak bakmak mümkün. bakarsan bağ olur bakmazsan dağ olur bu filmin de mottosu oluyor. Sağ duyu, hassasiyetin karşı tarafla birlikte kendi hayatını da nasıl huzurlu mutlu hale getirdiğini gösteriyor. Bir çocuk filminden beklenmeyecek kadar umut vaadedeci ve politik alt metne sahip (herşeye politik diyoruz. aslında sosyolojik bir olgu politikacıların malzemesi olduğu için böyle kullanmak durumunda kalıyoruz) (kalıyorum)

Hiccup savaşçı Vikinglerin arasında fizik gücünden ziyade aklını kullanmaya çalışan ama toplumu tarafından sevilse de hor görülen bir çocuk. Kasabasına düzenli olarak saldıran ejderhalarla savaşan akrabalarına destek vermek istiyor. Hatta bunun için akıl dolu silahlar yapmaya çalışıyor. Bunlardan birinde başarılı olsa da yaraldığı ve adını Toothless koyduğu ejderhanın ancak ilgi ile kendisiyle anlaşacağını fark ediyor. Herkesin aksine onları anlayıp onlara saldırmaktansa onlara istediğini verip istediğini alıyor. Ejderha eğitiminde hep birinci oluyor ve köyün sevilen kahramanı oluveriyor.

Ama yine de topluma bu şekilde inandırmak ve savaşmanın yersiz olduğunu ispatlaması oldukça zaman alan ve zorlayıcı bir durum.

How to Train Your Dragon çok iyi bir film. Her açıdan. Akan bir senaryo. Yüksek teknolji ürünü animasyonlar. Tutarlı derin karakterleri ve eğlenceli pek çok sahnesi ile uzun zamandır izlediğim en iyi animasyon. MAry and Max bundan bambaşka bir yerde. Yani elma da güzel armut da. Bu yazı çürük :))

İzleyin efendim. Aİlenizle kardeşinizle çocuğunuzla manitanızla izleyin. Hiccup'ı örnek alın. Gerçekten alın ama.

8,5/10

30 Kasım 2009

Up


Bir daha da izlemem Animasyon.

Nasıl gitmiyor başbakan. Ya da yerine birini gönderiyor. Ben de öyle yapacam artık.En iyisi dedikleri bu değil mi? IMDB Top 250 film arasında üst sıralara çıkan da bu.

Aslında kötü de değil tabi. Eğlenceli yerleri de var. Ama daha önceki animasyonlardan bir farkı yok. Biraz dostluk, biraz mücadele, biraz eğlence.Üstüne neredeyse hiçbir şey koymuyor.

Filmin tek iyi bölümü hızlandırılmış olarak izlediğimiz bir çiftin hayat hikayesi. Bir tek o sinema tarihinde bir animasyonda anlamlı flashback kullanımı olabilir.

7/10

Niye yedi verdin derseniz. Film kötü değil de ben o kadar iyi biri değilim sanırım. böyle animasyonlar izlemekten sıkıldım. Sıradaki animasyon Miyazaki'nin olacak.

29 Ekim 2009

9


Gerçekten ortalam üstü bir animasyon.
Hem de dostluk zırvaları barındırmıyor. Yani barındırsa da asıl derdi bu değil.

Post apocaliptik bir dönemde insanlığın kendi yarattığı robotların gazabına uğrayarak yok olmasından hemen önce robotların yapımını gerçekleştiren bilim adamının "yaşam" devam etmeli derdi nedeniyle yaptığı küçük robotçukların hikayesi "9". Tabi ki 9 başrolde. 1-2-3-4-5-6-7-8 ise yan rollerde eşlik ediyor ona.

Filmle ilgili en güzel şey gördüğüm en iyi aksiyon devamlılığını barındırması. yani filmde bolca aksiyon olsa da sıkmıyor ve heyecanlandırıyor insanı. Küçük robotların koşuşturması bazen sevimli bile olaibliyor.

Filmin "nazist" benzeri güç manyağı hükümeti eleştiren tavrı ve robotlara yaptığı ağır eleştiriye arada katılan mistik ruhani güç ise beklenenin aksine çocuklar için yapıladığını hissettriyior.

Tavsiye edilesi. Sevilen biriyle beraber izlenebilir.
7.5/10

22 Ekim 2009

Monsters vs. Aliens

Kaçın!! Dostluk animesi!!


öncelikle karsima yaratik çiksa "canavaarrrr!" diye bagirabilirm.
yani aralarinda bir fark var mi bilmiyorum.
evet sığ biriyim ve iki şey arasindaki farki ayırt edemiyorum, aynı anda iki işi yapamadığım gibi.

Öncelikle bu çizgileri ve hikayesi feci animasyon nasil olur da imdb'den yüksek not alir anlayamiyorum. (7,1), sonra Dreamworks nasil olur da böyle bir filme imza atar. Sevimli canavarlar tuttu diye bu da mi tutmak zorunda? 3D olan film satar mantığıyla bize dayatılan ortalama animasyonlardan sıkıldım. Sanırım sizler de sıkıldınız. Bu filmle ilgili yazıyı "Up" ı izlemeden yazıyorum. Tek beklentim onun iyi çıkması.

Filmi animasyonlari çok seven annecigimle izledim. Kendisi ögretmen oldugunda çocuklara bişey öğreten, renkli, hareketli ve arada komik animeleri çok sever. Favorisi tabiki de bu sebeple Monsters Inc. Ben de sevmiştim.

Bu filmle, daha önce deiğim gibi, dostluk kardeşlik barış temasını işleyen hoolywood sinemasına sesleniyorum: Olmuyor kardeşim. Bebeler için bu kadar pahalı film yapıyor olamazsınız (bkz: çocuk tüketici) o zaman bize de biraz hitap etsin. Wall-e gibi azıcık derinliği olsun. İnce düşünülmüş olsun.

Evet sıkıcı, sıradan bir film bu ve tavsiye edilmiyor. Türün daha kötü örneklerini izlemiş olsak da bu artık "yeter!!" dedirtti. Sadece 0-11 yaş arası için olabilir. Bak onun içinde kesin konuşmuyorum.

6/10

Cüzzamlı! Sen kesin sevmezsin. Sen iyice uzak dur.

23 Ağustos 2009

Byôsoku 5 senchimêtoru a.k.a. 5 Centimeters per Second

Kiraz çiçkeleri saniyede 5 santimetre hızla açar.

Bilgisayarımda bulduğum bu filmi izlemek bende tam bir şok etkisi yarattı diyebilirim. Uzun zamandır kendimi bu kadar bir filmin karşısında bitmesin diye bulmamıştım.

"Saniyede 5 Santimetre" ayrılık üzerine birbiriyle direk bağlantılı 3 kısa hikayeden oluşuyor. Zaten filmin toplam süresi de 63 dakika. 2007 Japonya yapımı Makoto Shinkai imzalı anime görselliği, buna hizmet eden müzikleri ve olay ve kişilerin ruhsal yapısını mükemmel aktarışıyla çok farklı bir film. İnsanlarla yapsanız yakalayamayacağınız şiirsellik var bu filmde.

İlkokuldayken ailesinin işi sebebiyle okuldan ayrılan arkadaşından 6 ay sonra mektuplar almaya başlayan Takaki yıllar sürecek olan mektuplaşma ve özlemle Akari'ye aşıktır. Ama ailelerinin iş sebebiyle taşınmaları birlikteliklerini imkansız kılmaktadır (kılmakta mıdır?). Takaki hiç kimsenin yüzüne bile bakmaz belki hoşlanırım diye. Aklında sadece Akari vardır. Güzel Akari. Saatlerce soğukta onu bekleyen Akari'yi. Gittiği, olduğu her yerde kimseyle yakınlaşmayan Takaki tarafından izleriz her üç öyküyü de. İkinci hikayede giren kız da üçüncü filmdeki yalnızlık ta Takaki'nin aşkından bir şey götüremez.

Kiraz çiçekleri saniyede beş santimetre hızla açar.
Roket taşıyan kamyon saatte 5 km hızla gider.
Seni bir kez daha görebilmek için hangi hızda yaşamalıyım?

Fazlasıyla kavuşamamak üzerine olan filmin insanı etkilememesi mmkün değil. Zaten teknik yapıyla mükemmel olan film, hikaye anlatıcıığı birleşince şaheser oluyor. Tokat gibi çarpmıyor belki ama derinlerden yakalıyor.

Herkesin izlemesi gereken bir film kanımca. İzleyin efendim.
9/10

13 Ağustos 2009

Coraline

Adanada sokağa çıkıp 5 kişiye sorduk kimse Neil Gaiman'ı tanımıyor.


Neymiş herkes tanırmış Neil'ı! İnanmadım sordum. Kimse tanımıyo valla. Bu fantastik öyküler yazan ve bir ekibe çizdiren güzel yaratıcı abimiz Neil yeni yeni kitapları filmleştrilmeye başlanmış bir insan. Stardust ve Coraline kitaplarından yapılan uyarlamalar. Adamı ünlü yapan ise Sandman çizi serisi. Biraz başladım ve görüşlerim olumlu Sandman için.

Coraline ortalama-belki biraz üstü- bir animasyon. Yaratılan dünya ilginç, ama dönüp dolaşıp "küçük kapıdan geçip fanastik dünyaya geçmek" kısmı size de tanıdık gelmedi mi? Ayrıca "annemizin babamızın kıymetini bilelim, bazen onlardan sıkılsak da onlar bizim herşeyimiz" temasıyla birleşince Alice -pardon Coraline- ortalamanın belki altında kalıyor. Ama keyifle izlenen bir film.

Neil Gaiman ise özel bir ilgiyi hak ediyor. İlginize.

7/10

20 Temmuz 2009

Ice Age: Dawn of the Dinosaurs


Ice Age 3D geçen haftanın sinema serüvenin halkalarından biri. En zayıfı olduğu kesin.
İlkini hatırlıyorum da ne gülmüştüm. Hala hatırlayınca güldüğüm sahneler bile çoktur. Ama sırf satsın diye yapılmış bu film sırf anlamlaşsın diye 3 boyutlu yapılmış. Dünyanın Merkezine Yolculuktan sonra 3D güzel bir şey demiştim aslında. Ama bu filmde hiç bir işe yaramıyor. Yani ne bizi şaşırtan ne eğlendiren bir sahne var. Normal film işte. Sadece derinliği var biraz.

Hikaye klişe arkadaşını sev ona değer ver. Bir de görünüşe aldanma. En sert görünenlerin bile bir kalbi vardır. Aman allaam ne güzel değil mi? Tonla hayvan animasyonundan biri olmuş bu.

Sakın sinemaya gitmeyin. Hatta izlemeyin. Sevdiğin şeyler hafızanızda güzel anılarla kalsın.

5/10

04 Mayıs 2009

bir amerikan serisi daha

ben uslanmaz bir hollywood cankisiyim
acı çekmeyi seviyorum

Outlander
yüzülerin Efendisi'nin yapımcılarından fantastik bir film. Öyle fantastik ki uyuttu, bayılttı.
Ne oldu. Uzaydan bir mekik çakıldı iki adamdan biri öldü, yaratık vardı mekikte serbest kaldı ve çevre Norveç köylerini dağıttı. Sonra kahramanımız ikna etti ve kendine güvendirdi diğer köylüleri ve savaştı ve yaratığı yendi. aman allahım ne senaryo. İşin garibi bunu desteleyen ne senaryo ne efekt ne de bir şey vardı. Kesinlikle vasatı aşamayan bir film.
4/10



Bee Movie
Aslında ana akımın dışına çıkan bir animasyon. .sistemi reddeden bir arı kovandan çıkıp bir kıza aşık olur ve onunla konuşur. İnsanlarla iletişim kurmasına rağmen iki kelam edemeyen diğer hayvan filmleri gibi değil. Direk konuşabiliyor. Ve tüketim toplumunu engelliyor. Fazlaca bal tüketilmesine engel oluyor. Sonra ne mi oluyor? Bu bir hollywood filmi. Ne olabilir. Tüketim durunca dünya, yani arılar sadece kendi için bal üretip fazla çaba harcamayınca çiçekler döllemiyo, bitkiler ölüyor, kraklık geliyor, insanlık çaresiz. Sonra hoppa. Tekrar tüket ki herşey yoluna girsin. Aman ne güzel. Hadi gidip bolca bal yiyelim.
We let the beautiful world.
6/10



Marley And Me
Bak işte ana akım dışından bir film daha. Ne romantik komedi ne biyoğrafi ne de fabl. Hepsinden biraz koy. Boktan hayatımın hikayesine bir köpek koyarak onu anlamlı kıl. John Grogen hayatta e olamam demişse tesadüfen olmuş. Sonra çocuk istemediği için karısını oyalamk için bir köpek alır. Film ne mi? Amerikan simgesel alatımı. Köpek büyür, aile büyür. Köpek mutlu, aile mutlu. Köpek ölür, işler sarpa sarar(işinden mutsuz olmaya başlar). Ne yaratıcılık. Bir tek köpek güzeldi onu da sonuna kadar kullanarak bizleri mest etti yönetmen. Yine de sevgiliye sarılmak bahanesi için oldukça iyi.
6/10




İşte böyle bir ilişki istiyorm.
Bir sen bir ben bir de köpek.
Yersen!

22 Nisan 2009

Gondry ve Gondry'den yeni film:Megalomania


Michel Gondry oğlu Paul ile çekeceği animasyon filmin duyurusunu yapmış, Megalomania. Filmi Steve Buscemi seslendirecek ve çekimleri "The Green Hornet" biter bitmez başlayacak.  
Gondry oğlunun 10 yaşından beri harika çizimler yaptığını belirtiyor ve çok iyi şeyler başaracağına olan inancını dile getiriyor. 
Şimdi sorarım size : benim babam da bir gondry olsaydı, manyak klipler filmler çekseydi, ben de en az bir Paul kadar olurdum.

Ayrıca Gondry'den bir animasyon klip. İlginize efendim. 


                                

  © Blogger template 'Isolation' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP