'en uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan'
korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
03 Kasım 2014
18 Aralık 2013
The Conjuring
Sevmiyom korku filmlerini. Ama şans veriyorum her seferinde.
Beni kriter almasın korku filmi sevenler. Banuya sordum o sevdi. İyiydi dedi. Bu tür filmlere ilgisi var hem de. Ama ben hem hikayelerin gerçek olduğuna inanmıyorum hem de bu tür olayları izlemekten neden keyif olduğunu anlamıyorum.
Yüksek oy verip 2013'ün en iyi filmleri arasına sokanlara şaşırıyorum gerçekten.
Benim puanım 6 kanka..
09 Kasım 2013
The Purge
Kötü senaryo ama zaten tırsak olan beni en azından korkuttu.
Korku filmlerini sevmedim sevemedim. Deniyorum ısrarla ama olmuyor. Bir tek The Others ve ispanyol yapımı El Orphanage senaryoları daiyi olduğu ve sorunsuz aktığı için iyiydiler.
The Purge aslında eleştiri dozu yüksek bir film.
Her yıl bir gece suç işlemek serbest. 12 saat boyunca ne polis ne ambulans ne itfaiye çalışmayacak. Herkes kendi başına kalacak. İnsanlar ya av ya avcı konumunda. Burası tabiki Amerika Birleşik Devletleri. Vebu gece sayesinde ülkenin ayakta kaldığınadem vurulup duruluyor. Yani koca ülkenin arınması şiddetin yasallaşmasıve serbestleşmesi. En kötüsü ise kabul edilir olması.
James Sandin bir güvenlik şirketinin sahibidir ve arınma gecesi sayesinde satışları çok iyidir. Para kazanmaya başlamış ve evini arabasını yenilemiştir. Muhafazakar olan bu adam net şekilde arınma gecesinin ekmeğini yemektedir. Komşular ise bizim üzerimizden zengin oluyorsunuz tribindedi bu aileye karşı. (yok artık. adam iş yapıp para kazanıyor ve komşular bizi soydu tribinde. alma o zaman güvenlik sistemi adamdan)
Sonra bu gece başında kızıyla olan gerginlikler olsun eve oğlunun aldığı siyahi kaçak olsun bir anda huzurlu geçeceği düşünülen geceyi başka bir hale getiriyor. Zenginler gelip siyah adamı teslim et diyor. Derken muhafazakar abimiz bir anda insancıl düşüneyim mi ikilemindeyken kahraman olarak filmden ayrılıyor. Lan bu model bir adamı kahramanlaştırarak korumak nedir? Ailesini koruyordu değil mi? Ama insanların binlercesinin ölmesinin yararından bahsediyordu. Bunun faydasından.
Ne oldu peki sonunda (klişe) salak komşular gecenin sonunda bizi soydunuz tribiyle evi bastı bunları siyahi kaçağın peşindeki zengin züppelerden kurtardı ama kendimiz öldürecez dedi. Sonra ne oldu? Evet bildiniz o siyah kardeşimiz geldi ve aileyi kurtardı. Yani ezilen adam geldi ve zenginliğe karşı insanlık dersi verdi. Onun da elleri kanlı ama unutmamak lazım.
Neyse kötü film. Ama iş için ürdünde salak bir evde izledik. Tırstık haliyle yer yer. Hepsi bu.
18 Mart 2012
Drag Me To Hell
Sam Raimi özüne dönerse.
Dr Bey neden bilinmez zorla korku filmi izletiyor bana. İyi korku filmi bulmak zor. İşin içine mistik olaylar büyüler girince senaryoyı yaratmak kolay olsa da etkisini arttırdığı da kesin.
Yaşlı kadına yardım etmeyip onu utandıran bankacı kızımız onun lanetiyle kötü ruhla karşı karşıya kalıyor. Ve bundan kurtulmaya çalışıyor.
Film korku ögelerini etkili kullanıyor ve küçük bütçeye rağmen seyirciyi rahatsız etmeyi başarıyor. Bunu yaparken de sistemi leeştiriyor. Aslında eleştirinin temeli damat adayının zengin ailesinin orta kesim kıza tavrı ve bankanın ufak hesaplarla insnaları mağdur edişi. Yani kapitalizm ya da zenginin çürkinliği. Benim de en takık olduğum konu bu zaten ya film ondan orta üstü.
Korku filmi ilzemek isteyenler için fena değil. Hatta başarılı bile. Yönetmenin eskiyi yad edişi başarılı.
7/10
16 Mart 2012
Stake Land
Allahını seversen şu resimdeki zombi mi vampir mi?
Gerçekten gereksiz bir film.
"Lan zaten sen bahsedene kadar duymamıştık ve izlemeyecektik. Ne uyuz ediyon ki bizi" derseniz hak veririm. Ama sizleri kötüden sakınmak bir ananın bir babanınki gibi benim de görevim.
Neyse filmde anlaşılmaz vampirler var. Günışığında kavrulan ama vampirden çok zombiye benzeyen tipler, saçma yanı. Ama filmdeki din eleştirisi de öyle böyle değil gerçekten. Yine de film vasat altı.
Imdb puanı ise bir korku filmi için gayet iyi : 6.6
16 Mayıs 2011
scream 4
Gerçek bir sinema şöleni!

Filmin kendi -yani korku kısmı- çok iyi mi bilemem. Çok sevmediğim için korku filmi izlemem. Vasat filmler olurlar genelde. Ama Wes Craven tekrardan koltuğa oturmuşsa ve benim doldurmam gereken 2 saatim varsa gidip izleyeyim dedim. Hiç pişman olmadım.
Öncelikle son zamanlarda en çok güldüğüm filmlerden olduğunu söyleyebilirim. Bu filmin sçama olmasıyla alakalı falan değil. Sürekli korku filmlerine, devam filmlerine, kendi filmlerine ve diğer pek çok filme sert göndermeleriyle beni koca salonda tek başıma kahkahalara boğdu.
Suspiria'dan tutun da Saw serisine, ölmeyen polis Bruce Willis'e kadar eğlence dozunu arttıran diyaloglar vardı. Oyunculuk performansları çok iyi değil belki ama amaç o da değil zaten. Şaşkınlık yaratmayı başaramayan ve belki biraz sünen sonu sıkıcı da olsa ben bu filmde eğlendim.
Çok kişinin tercih etmeyecek olmasını anlasam da şans verilirse değerlendirecek bir film bence.
7/10
23 Ağustos 2010
ben çok sevmem korku gerilim sinemasını. uyku girmediğinden değil gözüme. iyi değiller.

bu tür kazara virüs bulaşıp kasabayı yok eden amerikan filmleri çoktur. çok iyileri de var. amerikan olmayan 28 gün sonra'ını yeri ise bambaşka. hatta bu filmin orjinali de ki Romero tarafından yönetilmiş, bundan iyi. ama yine de bu filmin vasat olmasının sebebini çözemedim.
oyuncular fena değil. senaryo bildik ama iş yapar. devlet eleştirisi ya da ordu biraz yavan kaçmış. bu insanların zombiye dönüşmesi mantığını anlayamıyorum heralde. o yüzden mi sevmiyorum acaba?
germiyor beni. beni korkutmaya çalışması değil germesi lazım sanırım. umarım den gelirim öyle bir taneye.
çok oldu gerilip uyuyamayacak kadar sert bir şey izlemeyeli.
03 Ağustos 2010
After Life
Yaşamdan sonra ne mi kalıyor : Pişmanlık.

Hayatı yaşamayanlar ölmekten korkar demişti bir filozof (belki de filozof değildi bilmiyorum).
Neyse konumuz o değil zaten.
bir şeyleri (ne olduğunu bilemedim) farklı yapmaya çalışan bir film.
öncelikle filmi hayden cristenin oynadığı bir filme benzettim. trauvma mıydı neydi? (tembel porco) ama bu biraz daha farklı. ölüp cenaze evine getirilen sera orda kendini, olayaları ve ölümü sorgulayacaktır. liam nelson'un cool oyunculuğu karşısında ezilse de christina ricci bolca meme göstererek bizi etkilemeyi başardı. gerilim filmi olarak çok etkili değil. sebepler havada kalıyor. drama kısmıda kastırmıyor. ağlamadım hiç. zaten komik değil. mistik bişey de yok. demek ki normal belki altı bir filmle karşı karşıyayız.
izlenemeli mi sorusuna elinde film yok ve ısrarla gerilim izlemek isteyen arkadaşların varsa olur. yoksa boşver. ne gerek var. meme için google görsellere baksan da olur.
6/10
09 Haziran 2010
Dead Snow

Yok lan aaslında izlenmeyecek gibi değil. Ama vasat bir senaryo vasat oyunculuk ve vasat olan herşey. Az korkutucu, biraz komik. sıkılmadan izleniyor en azından.
Yine değinecem. Senaryo bu kadar mı kötü olur kardeşim? Biraz uğrşasanız fena olmayacakmış film. Neyse izleyin efendim. Bence yeterince vahşi değil. Sevgilinizle izleyin hem de.
6/10
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Bu Blogda Ara
Liste Liste Liste
Takip Edenler
İzlediklerim
Ben ve Sen ve Bildiğimiz Herkes
Etiketler
8/10
(88)
7/10
(84)
6/10
(58)
9/10
(58)
hollywood
(48)
2013
(44)
2011
(43)
beklenen film
(42)
ingiltere
(40)
müzik
(39)
Türkiye
(37)
komedi
(33)
2012
(27)
kişisel
(26)
5/10
(25)
video
(25)
bağımsız
(22)
liste
(22)
politik
(21)
istanbul film festivali
(19)
Fransa
(18)
festival
(18)
oscar
(16)
dizi
(15)
10/10
(13)
bilim kurgu
(13)
gerilim
(11)
kitap
(11)
romantik-komedi
(11)
sundance
(10)
uyarlama
(10)
belgesel
(8)
2000s
(7)
savaş
(6)
zamanında izlenmiş
(5)
4/10
(4)
documentry
(4)
porco rosso
(4)
2010un en iyi filmleri
(3)
3/10
(3)
belçika
(3)
1940s
(2)
1950
(2)
1960s
(2)
3D
(2)
top 20
(1)
top five
(1)
Freedom Fighter
isyan
gerçek samuray
Olacaksan Serseri Aşık olacan
Benim de inandığım sensin bu amına koduğumun hayatında
kalbimizde yaşıyor
himi jendrix
viva zapatista
Melek dediğin böyle olur
çizgi çok ince
ağır abi