İsveç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsveç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2009

A Hole In My Heart


hayat mutlu olmak içinmiş! benimki mutsuzluğuma alışmaktan ibaret.


Rahatsız filmler kuşağı vol.2

Aslında bir filmden bahsedecektim ama bu filmde beni en çok rahatsız eden sahneyi hatırladım sonra. O sahne de bana okuduğum kitabı hatırlattı. Bir porno film çekimi sırasında adamın kadının ağzının içine kusmasıydı sahne.



Mehmet Eroğlu'nun Kusma Kulübü kitabı akıcı ve okunası bir kitap. Edebi anlamda zayıf çok yanı olsa da anlattıkları ve göstermeye çalıştıklarıyla tüketim toplumunun, medyanın ve ülkenin doğusundaki olayların eleştirisini yapmakta. Evet aslında bu yönüyle (doğu meselesi hariç) Dövüş Kulübüne benzeyen bir hikaye. Küçük bir grup bu tüketim toplumunu yıkmak için eylemler yapar. Nasıl yaparlar bunu? Üstlerine kusarak tabi ki!



A Hole In My Heart, gittikçe sertleşen bir üslubun son halkasıdır. Fucking Amal ile başlayan sonra Together'ı çeken bunlarla toplumun isteklerinin ve ana akımın dışına çıkan Moddyson, Lilya 4 Ever ile sertleşen tarzını iyce ortaya sermişti. Ama A Hole in My Heart bunların ötesinde izlenmesi zor, yönetmenin fazlasıyla kişiselleştiği hatta minial bir film olarak karşımız çıkıyor. Kalabalık filmler çeken yönetmen birden amatör porno film çeken iki adamın, onlardan birinin oğlunun ve filmde oynayan genç kızın bir evin içindeki 3-5 gününü göstermeye karar vermiş.



Moddyson görünen ardındaki rahatsız edici unsurları gösteriyor bu filminde. Porno filmin ardındakileri, bir vajinanın ardındaki, baba oğul ilişkisinin ardındakileri ve tüketim toplumunun ardındakileri.



Bu herkese tavsiye edilmeyecek bir film. Ama sevdiğimi hatırlıyorum. Rahatsız etmişti.

İsveçin asi çocuğu Moddyson ardından Container diye bir film daha çekti ki dağıtımı yapıldımı ondan bile emin değilim, Nette dolandı bir ara sadece. Şimdi de büyük bir merakla beklediğim Mammoth'u çekiyor. Gael Garcia Bernal ve Michelle Williams var.

14 Nisan 2009

Let the Right One In

Near Dark benim için neyse, Let the Right One In de odur.



Let the Right One In yani Låt den rätte komma in son dönemin en başarılı gerilim filmi.  İsveç yapımı film, insanın içine işleyen bir sadelik ve güzellikte. Samimi. En önemlisi yavaş. Sindirilecek kadar yavaş. Bir gerilim-korku filminden pek beklenecek şey belki de. Sıcak. Sade. Yavaş. Soğukkanlı varlıklardan beklenmeyecek kadar belki de. 

12 yaşındaki Oscar ve Eli bir kış günü karların arasındaki oyun parkında karşılaşır ve tanışırlar. Oscar annesiyle yaşayan ama oldukça yalzılık çeken bir çocuk. Arkadaşı yok. Genelde tek başına takılıyor. Okulda buna musallat olan serseriler de hayatı çekilmez için tuz biber olmuştur. Eli ise muammadır. Küçük ama olgundur. Sessiz. Çıplak ayaklarıyla buz gibi havaya aldırmaz. İncecik bir elbise. Sadece akşamları Oscar'ın yanına giden Eli.

Sonra garip cinayetler olur. Sarı bantla çevrelenmiş sahneye yaklaşan kameraya bir uyarı niteliğindeki bantı dikkate almayarak lacakları kabul ettik. Kameranın yakın oluşu bizi de içine soktu filmin. Aynı şey karrakterler için de geçerli. Yavaş ve özenli işlenmişler. Bize yabancı kalmıyorlar. 

Küçük kız Lina Leandersson gerçekten etkileyici bir sadelik ve olgunlukla oynuyor. Oscar'ı canlandrıan Kåre Hedebrant'ın oyunculuğu da kesinlikle başarılı. İkilinin yalnız ve sessiz sahneleri pek çok profosyonelin altından kalkamayacağı ustalıkta. İkilinin karda parktaki karşılaşmaları Rubik Kübün olduğu ve beraber uyudkları sahne gerçekten çok başarılı. Yatak sahnesi gerçekten duygusal. 

John Ajvide Lindqvist'in çok satan kitabından uyarlanan film, senaryosu yönetimi ve oyunculuklarıyla bütün olarak başarılı. Özelikle bunun bir vampir filmi olduğunu düşünürsek yavaş ve güzel oluşuyla tadından yenmez hale gelmiş durumda. 

Kesinlikle tavsiye edilesi. Festivalde de gösterilen filmi mutlaka izleyin. 
8,5/10

  © Blogger template 'Isolation' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP