gençlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gençlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2014

If I Stay (Eğer Yaşarsam)

Allah bu filmi çekeni de bir sebepten benim izlemem için önüme koyanın da belasını versin.

Çok sert yazdığımı düşünen varsa hiç bir daha konuşmayalım. Çocuğum sevse evlatlıktan reddederim valla.



Aynı hissiyatı bana The Lovely Bones da hissettirmişti. Ölen kızın arafta kalması hikayeleri. Tabi ki ergen kıxlara ailesini evdirmek için iyi ders veriyor olabilir ama filmin sinematik olarak tam bir felaket olduğunu düşünüyorum. 

Filmin karışık kurgusunu çıkarırsak hikaye şu; süper eğlenceli ailenin çelloya ömrünü adamış gıcık kezban kızları bir oğlanla ilişkiyaşar bir yandan da üniversitede müzik okumak için çabalar sonra kaza geçirirler ve tüm aile ertleri ölür. Ruhu bedeninden ayrılıp hastanede dolanan kız yaşasam mı ölsem mi diye bocalar. 

Lan bu ne.

Filmin adıyla bile uyuşmuyor. Eğer yaşarsam denilen filmde yaşarsa neyle karşılacağına dair hiç bir şey yok. Kız oyuncu  chloë grace moretz bence tam bir takoz. böyle oynamamak donukluk görmedim. ayrıca canlandırdığı karakter tam bir kezban. Oğlanla ilişkisi ailesiyle ilişkisi tam mal işi. 

Çok sinirliyim uzun zamandır bu kadar kötü film izleyip zamanımın boşa gittiğini hissetmedim. 
Tek iyi sayılan yanı müzikleriydi. 

İzlemeyin efendim. 
3/10


19 Aralık 2013

The Way Way Back

Sorunlu çocuk hiç bu kadar sorunsuz olmamıştı.


Duncan  annesi, üvey babası ve onun şımarık kızıyla herifçioğlunun yazlığına tatile gider. Sessiz ve sakin bir çocuk olan Duncan biraz asosyal. Ama büyük sorunu bu değil-en azından bunu kendisi sorun etmiyor , sorun ettiği sürekli kendisini toparlayıp düzeltmeye çalışan üvey babasının düzgün olmayan aşırı tutumları.

Duncan bir kaçış bulup eğlence parkında iş bulup zorla sosyalleşip hayattan dersler çıkartıp bir yandan da olduğu gibi sevilmenin tadını çıkartıyor. Kendisine gelen özgüven de hayaını renklendiriyor.  Bu özgüven hayatını farklılaştrııyor.

Toni Collette, Steve Carrol, Sam Rockwell, Amanda Peet gibi oyuncuları barındıran film çok da amatör işi bir yeni yetme filmi değil. Eli yüzü oldukça düzgün.  Litle Miss Sunshine'ın yolunda giden stüdyo benzer bir iş çıkarmış. Genel olarak da çok beğenilmiş.

Ama ben 7 veriyorum. Bir sebepten çok sevemedim filmi. Aslında geriye dönüp bakınca daha iyi sindirdiğim için midir bilmem oldukça eli yüzü düzgün saçmalamayan bir film var. Gerçeklik ve sadelik üst düzeyde. Ama ilk izlediğim notun arkasındayım ve 7 veriyorum.

Saygılar.



11 Kasım 2013

The Lone Ranger

Gore Verbinski Karayip Korsanları bitince başka bir eğlencelik çekmek istemiş, tutarsa da seriye döndürürüm demiş.İnşallah tutmaz.

Film yer yer eğlenceli olsa da o kadar vasat ve o kadar Karayip Korsanlarının western hali ki hiç bir esprisi yok. Sıkılır mısınız izlerken hayır. Ama gerek yok. Zamanınız kıymetliyse bulaşmayın.

4/10  (çok uzun zamandır bu kadar düşük not vermemiş olaibliriim)

25 Şubat 2013

the perks of being a wallflower

Tamam fena değil ama başyapıt falan da değil. 



Imdb.com puani 8,3. Bence kesinlikle abartılı bir puan. Evet film iyi. Evet film akıyor. Ama daha önce gençlik filmlerinden farklı olacak gibi giriyor ama devam edemiyor. Klişe bir film diyemiyorum ama bence çocukların psikolojik yanlarıan biraz daha değineiblirmiş. Biraz daha bağımsıza kaçsa belki bunu becerirdi de.

Yine de pekçok film arasından sıyrılıp izlenilesi bir film haline gelmiş. Kitabı övenler nasıl buldu bilmiyorum ama sanki kitap kadar dolu olmamış film yine.

7/10

27 Aralık 2012

Moonrise Kingdom

Kalabalık. Daha da kalabalık olacak.


Wes Anderson minimal film çekemez. Bu yüzlerce milyonluk projeler yapıyor da ondan kurulmuş bir cümle değil. Bir kere filmlerinde onlarca karakter barındıran hikayeleri anlatıyor. Ne güzel ki her bir karakteri de bize üşenmeden (daha önemlisi bizi sıkmadan) anlatabiliyor. Hepsini tanıyor ve hepsini seviyoruz. Filmin zenginliği pahalı arabalar şişik bütçeler değil zengin karakterleri (sanki okuyan bunu bilmiyormuşçasına açıklamış olayım) 

Bu sefer Moonrise Kingdom ile iki genç aşığın hikayesine ve kaçış macerasına tanık oluyoruz. Genç dediysem 11-12 yaşlarında falanlar. Ama aşıklar. Sevince yaşın ne önemi var değil mi? 

Bu çocuklar birbirine vurulur ve genç Sam aşkı için izci kampından kaçar ve Dear Suzy'i kaçırır. Kaçarlar. Bir adada ne kadar kaçarlar sizce? Neye kaçarlar on iki yaşında? Aşkın gözü kör diye boşa dememişler ama.

   

Bu film 10 numara beş yıldız bir film efendim. izlemeyen pişman ama haberi yok. Ayrıca Wes Anderson'un  bol karakterli çok anlatımlı filmleri hem doyurucu hem de eğlenceli. 

Sevmemek mümkün değil bence bu genç Badlans kaçkınlarını. 

  © Blogger template 'Isolation' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP