george clooney etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
george clooney etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2012

Descendants



George Clooney sen neymişsin.

Bu adam, kötü filmde izlenecek bir şeylere sebep olduğu için büyük adam.
Descandents sadece sen ne yapardını soruyor oluşuyla başarılı bir film. Geri kalan hikaye anlatılışının bir esprisi yok.  Öldükten sonra seni aldattığını(üzdüğünü) öğrendiysen sevdiğin kişiyi hala sever misin? Sanırım bir tek bilgi hayatını altüst edebiliyor.

Bu soru iyiydi de; iyilik timsali olup arsayı satmamak falan nedir yahuu? Yani film sürekli iyi olmak üzerine. Her ne kadar filmde: arkadaşlarım Hawaii'de aşamak iyi diyor ama ben 15 yıldır sörf bile yapmadım dense de sanırım Hawaii'de yaşayanların keyfi pek yerinde.

George Clooney'e rağmen sıkıcı, ama  Sideways ile birleşince ilişkiler üzerine vasat üstü.



10 Kasım 2010

The American

Bir amerikalının sevmeyeceği kesin.


Bu filmi beklentisiz izledim. George Clooney ve sinopsis pek bir şey vaadetmiyor gibiydi aksiyon dışında. Ama kesinlikle bu film daha fazlasını barındırıyor. Aksyon az zaten.

Çok eli yüzü düzgün bir film öncelikle, herşey yerli yerinde. Anton Corjbin hiç de amerikan tarzı bir film çekmemiş. Neredeyse Le Samurai kadar uzak Hollywood'a. Görüntü yönetimi oyunculukları senaryosu sakinliği italyasıyla film insanı içine almayı beceriyor.

Sakin ama akıcı. Benim için yeterli. Ben sevdim. Siz de sevin.

8/10

27 Nisan 2010

The Men Who Stare at Goats

"göreceklerinizin çoğu inanamayacağınız kadar gerçek"

ghostbuster'ın gerçek bir olay örgüsüne dayandırıldığını ve Big Lebowski'nin bir Amerikan ordusunda rütbeli subay olduğunu düşünün. Bu film böyle bir şey. Zaten yukardaki açılış cümlesi en başta sizi buna hazırlıyor.

amerikan ordusunun buna benzer bir çalışma yapmış olabilceğine hiç şaşırmadım. herşeyi deneyebilirler savşta kazanmak için. gerçi "yeni dünya ordusu"nun görevi savaşmayı engellemek. savaş karşıtı bir birlik yani. amerikan ordusunda barınamayacak bir birlik yani. barındırmazlar zaten.

Konu ise şöyle. Wilton (Ewan Mcgregor) Yeni Dünya Ordusundan biriyle ilk sayfadan gazetede yayınlanacağını umduğu bir röpörtaj yapar. Tabi ki tutmaz. Hazır gündem Irakken ve karısını onu terk etmişken gidip savaşta atraksiyona girmek ister. Burada karısına dramatizasyon yapma isteği de eklenir. kuveytte biriyle karşılaşır ve beraber ıraka geçmeye karar verir. Ve o adamın eski bir "yeni dünya ordusu" askeri olduğunu öğrenir ve herşey değişir.

Başlarına gelmedik şey kalmaz.

Film iyi mi? Bilmem.
Komik mi? Sanmam.
Sıkıcı mı? Sankim.
İzlensin mi? Yapmam. Tavsiye etmem. Bence gereksiz bir film.
Koyun olursan güden çok olur demek için gereksiz bir çaba. Savaş karşıtlığı da ne olursa olsun Amerikalıların üzerinde sakil duruyor.

11 Ocak 2010

up in the air



ne bir romantik komedi ne bir hayatın sırrını açıklayan felsefi ne aksiyon ne de başka birşey.

ne olacağına karar verememiş -burda türler üstü durumu da yok- ortalama bir film up in the air. hayattaki - hayttan kasıt hollywooddur- tüm klişelere arkasını yaslayıp kendini yormadan seyirciyi yormadan başlayıp biten bir film. tamam iş hayatı eleştiriyor falan da havada kalmaktan kurtulamıyor.

ne george clooney ne de junonun yönetmeni jason reitman kurtaramamış filmi.öylesine izlemek ve zaman geçrimek isterseniz tamam ama iyi film izleyeceğiniz önyargısından arınarak izleyin. imdb notu gerçekten yanıltıcı. kitabın best seller oluşu da ayrı muamma.

6/10

02 Ekim 2009

Up In the Air

George Clooney filmi bekleyeceğim aklıma gelmezdi.

Filmin açılış sekansı Iggy Pop'tan Passenger ile oluyormuş.

Bekliyorum. Bekleyin.


  © Blogger template 'Isolation' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP