'en uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan'
06 Şubat 2013
04 Şubat 2013
Ted
Seven Psychopaths
Film In Brugge ile gönüllerimizi fetheden Martin McDonagh'ın yine benzer enerjideki filmi.
Öncelikle bu filmi beğenmedim değil. Zekice yazılmış esprileri ve iyi oyunculuklarıyla gayet yeterli bir film. Ama In Brugge'deki şaşkınlık bu filmin sonunda oluşmuyor. Hem de ilk giriş ve gelişme o hissi verirken sonunu bağlayamama sıkıntısı çekiyor.
Son dönem kitap yazma film yazma o sırada hayatının ona dönüşmesi ya da zaten öyle olduğunu fark etme tripli filmlerden biri. Sancılı yaratım sürecindeki yazar "tıkanma" yaşar ve film ortaya çıkar. (Words, Ruby Sparks ilk akla gelenler)
Ama seven psychopaths özellikle Sam Rockwell'in karakteri ve oyunculuğuyla inanılmaz eğlenceli. Zaten tüm güldürü ögeleri de onun üzerinden dönüyor.
İzlenir mi sorusunun cevabı kesinlikle izlenir. Herkese de tavsiye edilir. Sonlarda az sıksa da genele hitap edecek eğlenceli film. In Brugge'le kıyaslamak da haksızlık zaten.
7/10
Gönderen Porco Rosso zaman: 10:34 0 yorum
Etiketler: 2013, 7/10, amerika, ingiltere, martin mcdonagh, Sam Rockwell, Seven Psychopaths
25 Ocak 2013
transberian
yıllardır izleyecekler listesinde duruyor. ama ne zamanki araba yolda kaldı ve ben otobüse bindim ve karşıma transberian çıktı. bu kez izledim nihayet. bunca zaman izlemediğime de pişman oldum.
Kesinlikle çok başarılı bir gerilim polisye filmi. Tam polisiye denemez ama kovalamacaları soru işaretleri oldukça başarılı.
Uçsuz bucaksız Sibirya topraklarına sıkışıp kalmış bir çift ve onların peşinde olan bir dedektif. Emily Mortimer olsun Woody Harelson olsun gayet başarılı. Bence geçti artık izlenmez bu film diye düşünmeyin. Mutlaka ilk fırsatta izleyin. İlk fırsatta diyorum dikkate alın bence :)
8/10
Looper
Rian Johnson ilk filmi Brick ile oldukça parlak bir giriş yapmıştı sinema dünyasına. Hemen ardından giriştiği büyük bütçeli bilim kurgu Looper'un da üstesinden gelerek adından sonra sık sık bahsettireceğe benziyor.
Sık sık belirtsem de bilimkurgu filmlerine sempatimin fazla olduğunu yineleyeyim öncelikle. Ama bu film akıcılığı, zaman atlamaları ve dozunda aksiyonuyla gayet başarılı bir film.
Bazı soru işaretleri bırakan zaman atlamaları olsa da zaten bunun olmama ihtimali neredeyse imkansız. Bunlara takılmazsanız keyif alacağınız bir film olacak Looper.
Bu arada Rian Johnson kimdir derseniz film seçkisinden kendisini de tanıyabilirsiniz:
http://www.criterion.com/explore/37-rian-johnson-s-top-10
8,5/10
Gönderen Porco Rosso zaman: 13:53 0 yorum
Etiketler: 2012, amerika, bilim kurgu, looper, rian johnson
11 Ocak 2013
klovn: the movie
Kara komedi. My Name is Joe'nun Joe'sunun yanlış yapmadan hayatı problemlerle doluydu. Bu filmde ise Frank hiç doğru yapmadan boka girmiş durumda. Zaten örnekten yola çıkarsa tam zıttı bir filmle karşı karşıyayız.
Frank kız arkadaşıyla ciddi sorunlar yaşamaktadır ve erkekliğini (baba olma kapasitesini ispatlamak için) kızın yeğenini kaçırır ve kano turu ve kamplı bir haftasonu geçirir. Ama bunun normal olmaya yaklaştığı anlar bile yok.
Frank'in aptallık sınırlarında gezinen doğası sürekli sorun yaratmakta ve başını belaya sokmakta. Ama bu öyle bir hal alıyor ki bir yerden sonra sinirleriniz bozuluyor ve sinirden gülüyorsun (bu olumsuz değil. bu etkiyi yaratabilmesi filmin iyi yanı zaten) .
Bu sinir bozabilecek kadar iyi film oldukça keyifli ve izlenilesi. Bence 2012'de en sevdiğim filmlerden.
İzleyin efendim.
8/10
09 Ocak 2013
The Raid Redemption
03 Ocak 2013
2012'nin En İyi Filmleri
Askerlik, iş aramalar, düğün, şehir dışı seyahatleri derken bu sene çok az film izledim. Son 15 yılın en az filmini bu sene izlemiş olabilirim hatta. Ama adettendir en iyi filmler seçkisini yapalım bakalım. Yazamadığım filmler var. Aklıma gelmezlerse yapacak bir şey yok.
1- Once Upon A Time in Anotolia
(gerçekten izlediğimde dumur oldum. bu kadar güzel olacağını düşünmemiştim. bu kadar zamansız coğrafyasız bir film izlediğim için şanslı hissettim kendimi)
2 - Moonrise Kingdom
(bu adamın bol karakterli çok anlatımlı filmleri hem doyurucu hem de eğlenceli. sevmemek mümkün değil bence bu genç Badlans kaçkınlarını)
3 - Klovn: The Movie
(Bu kadar gülüp bu kadar gerildiğim rahatsız olduğum bir film oldu mu diye düşündüm durdum 2 gündür. Kara komedi. Joe yanlış yapmadan boktan çıkmıyordu. Bu doğru yapmadan boka girmiş durumda)
4 - Black Mirror
(Tv de yapılan işler artık sinemayı yakaladı ve black mirror geçebileceklerinin en güzel göstergesi)
5 - Codayi-i nadir ez simin
(geçen sene filmi ama ancak izledim. detayların ne denli önemli olduğu ve önyargısız bir gözlemci olamayışımızı yüzümüze vuran güzel film)
6 - Amour
(aşk bu kadar sade ve bu kadar çarpıcı olmamıştı. aşk rahatsız eder. haneke anlatıyorsa daha çok rahatsız olursun)
7 - Midnight in Paris
(geçmişe saplanma. günün kıymetini bil canım benim diyen bir woody allen filmi. barcelona ve roma'dan daha güzel)
8 - 2 Coelhoes
(Brazilyadan güzel bir film. hayatının planını yapan bir adamın öyküsü. sonra detaylı yazacağım)
9 - The Kid with A Bike
(Gerçekten sinemanın duruluğu çocukların saflığı kadar şaşırtıcı olabiliyor. )
10 - Looper
(bilimkurgu seven özleyen bünyeye ilaç gibi gelmiş filmdir. genel sevmese de bence akıcı ve başarılı)
Intouchables ırkçı söylemi ve mücadeleci tavrı güzel. açılış sekansı çok heyecan verici
Take Shelter gerilim dozu iyi bağımsız sinemadan güzelörnekti. Cabin in the woods sevmediğim korku sinemasına girişi sağladı.
The Angel's Share Loach film çektiği her sene benim listeme girer kanısındayım
Hobbit senenin büyük prodüksiyonuydu.
Terreferma yılın siyasi filmi olarka dikkat çekiciydi. İtalyan aile filmlerini özlemişim.
Gönderen Porco Rosso zaman: 22:59 0 yorum
Etiketler: 2012, 8/10, amour, en iyiler, kişisel, liste, once upon a tine in anotolia, the black mirror
27 Aralık 2012
Moonrise Kingdom
Gönderen Porco Rosso zaman: 17:39 0 yorum
Etiketler: 2012, 9/10, amerika, bruce wills, gençlik, moonrise kingdom, romantik komedi, wes anderson
24 Aralık 2012
Safety Not Guaranteed
ne zamandır anaakım şeyler izliyordum. amerikan bağımsızlarını özlemişim. Colin Trevorrow farklı bir bilimkurgu komediye imza atmış. Hatta şu anda gündemde olan Looper gibi zaman yolculuğunu konu oluyor. Üstelik düşük bütçeyle bilimkurgu nasıl çekiyor bize onu gösteriyor.
Bir gazete ilanında "kendisiyle zaman yolculuğu yapacak bir arkadaş arayan" adamı haber yapmaya karar veren çapkın Jeff yanına iki stajyer alır eski kasabasına gider. Onunla gelen kız stajyer adamla konuşur ve arkadaş olarak sanki onunla yolculuk yapacakmış gibi davranır.
Aslen bir yol filmi. Yol kasabada dursada karakterlerin sürekli değişimi ve olgunlaşması eğlence dozu ile filmin yol filmi olmasından uzaklaştırmıyor.
Bağımsız izlemek isteyenler için ideal.
27 Kasım 2012
Stanley Kubrick'in En Beğendiği Filmler
http://www.criterion.com/lists/106755-stanley-kubrick-s-favorite-films
Gönderen Porco Rosso zaman: 17:35 2 yorum
Etiketler: liste, Stanley Kubrick
21 Kasım 2012
Lockout
Gönderen Porco Rosso zaman: 10:54 0 yorum
Etiketler: 2012, 6/10, amerika, bilim kurgu, guy pearce
ice age 4
17 Kasım 2012
madagaskar
16 Kasım 2012
The Willow Tree
kör göze parmak bu filmde ironik olmuş.
FOTOĞRAFSIZ - AFİŞSİZ
Gönderen Porco Rosso zaman: 10:17 0 yorum
Etiketler: 2005, iran sineması, majid majidi
Bu Blogda Ara
Liste Liste Liste
Takip Edenler
İzlediklerim
Ben ve Sen ve Bildiğimiz Herkes
Etiketler
Freedom Fighter
isyan
gerçek samuray
Olacaksan Serseri Aşık olacan
Benim de inandığım sensin bu amına koduğumun hayatında
kalbimizde yaşıyor
himi jendrix
viva zapatista
Melek dediğin böyle olur
çizgi çok ince
ağır abi





