5/10 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5/10 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2015

Last Vegas

İhtiyar Heyeti toplanmış. Her 3 senede bir ihtiyar kadro toparlanıp filme girip yaşlılık komedisi yapıyor. Bu sefer Hangover tarzı Las Vegas komedisi olmuş.



Space Cowboys vardı buna benzer ama bu kötü bayağa. İzlemeyin sakın.

5/10


20 Kasım 2014

Lone Survivor

öncelikle vıcık vıcık bir amerikan kahramanlık hikayesi oluşuyla insanda nefret hissi yaratıyor.



bir de geride bir tek kişi kalmışken diğer karakterler ve olaylarla ilgili anlatılan hikayelere hiç inanmıyorum. tek başına sağ kalan hepsini kahramanlaştırıp kendini de en üstüne koyuyor.

gereksiz filmlerden kesinlikle. zaman kaybı.

03 Kasım 2014

Honeymoon

Yuh lann!!!


Kötü film çekilir de bu kadar mı kötü olur. Tamam korku filmlerinden çok bir şey beklemiyorum ama filmin ikinci yarısını komple at çöpe gitsin be arkadaş. Hem de iyi olabilir mi derken.

Gereksiz. Zaman harcamayın derim. Sundance'te seyirci ödülü almış olması sizi kandırmasın.


17 Eylül 2014

Tamam mıyız?

Yorumları okuyunca şaşkınlıkla döndüm tekrar açtım filmi; bahsedilenle izlediğim aynı film miydi diye ve maalesef aynı filmi izleyip bambaşka şeyler hissetmiş anlamışız. Tabi ki mümkün ama bu filmin ne hissettirdiğini falan geçiyorum: bu film kötü be hacı. Bayağa ie yaramaz. Hem de Çağan Irmak'a falan tamamen nötr biri olarak söylüyorum, filmi tek başına değerlendiriyorum.


Yani gay bi arkadaş ve sakat bir arkadaş toplumdan soyutlanmışlar (ya da toplum onları itmiş). Ötekiler yani. İkisi de ölmek istiyor. Biri içerek ve boşvererek diğeri başkası aracılığıyla. İkisi de beceremeyip mutluluğa kanat açıyor. Ne kadar duygusal ve güzel bir hikaye.

Ama bunların hepsi sıkıcılığı engellemiyor, üstelik ne ben ne hamile eşim ağlamadık bile (kriter addedenler var diye belirtiyorum)

09 Kasım 2013

The Purge

Kötü senaryo ama zaten tırsak olan beni en azından korkuttu.


Korku filmlerini sevmedim sevemedim. Deniyorum ısrarla ama olmuyor. Bir tek The Others ve ispanyol yapımı El Orphanage senaryoları daiyi olduğu ve sorunsuz aktığı için iyiydiler.

The Purge aslında eleştiri dozu yüksek bir film.
Her yıl bir gece suç işlemek serbest. 12 saat boyunca ne polis ne ambulans ne itfaiye çalışmayacak. Herkes kendi başına kalacak. İnsanlar ya av ya avcı konumunda. Burası tabiki Amerika Birleşik Devletleri. Vebu gece sayesinde ülkenin ayakta kaldığınadem vurulup duruluyor. Yani koca ülkenin arınması şiddetin yasallaşmasıve serbestleşmesi. En kötüsü ise kabul edilir olması. 


James Sandin bir güvenlik şirketinin sahibidir ve arınma gecesi sayesinde satışları çok iyidir. Para kazanmaya başlamış ve evini arabasını yenilemiştir. Muhafazakar olan bu adam net şekilde arınma gecesinin ekmeğini yemektedir. Komşular ise bizim üzerimizden zengin oluyorsunuz tribindedi bu aileye karşı. (yok artık. adam iş yapıp para kazanıyor ve komşular bizi soydu tribinde. alma o zaman güvenlik sistemi adamdan)

Sonra bu gece başında kızıyla olan gerginlikler olsun eve oğlunun aldığı siyahi kaçak olsun bir anda huzurlu geçeceği düşünülen geceyi başka bir hale getiriyor. Zenginler gelip siyah adamı teslim et diyor. Derken muhafazakar abimiz bir anda insancıl düşüneyim mi ikilemindeyken kahraman olarak filmden ayrılıyor. Lan bu model bir adamı kahramanlaştırarak korumak nedir? Ailesini koruyordu değil mi? Ama insanların binlercesinin ölmesinin yararından bahsediyordu. Bunun faydasından. 
Ne oldu peki sonunda (klişe) salak komşular gecenin sonunda bizi soydunuz tribiyle evi bastı bunları siyahi kaçağın peşindeki zengin züppelerden kurtardı ama kendimiz öldürecez dedi. Sonra ne oldu? Evet bildiniz o siyah kardeşimiz geldi ve aileyi kurtardı. Yani ezilen adam geldi ve zenginliğe karşı insanlık dersi verdi. Onun da elleri kanlı ama unutmamak lazım. 
Neyse kötü film. Ama iş için ürdünde salak bir evde izledik. Tırstık haliyle yer yer. Hepsi bu. 

24 Ekim 2013

Pacific Rim






Valla Guilerme Del Toro sevdiğim bir abimizdir.  Üstelik bu filmi Ürdün çöllerinde iş için gittiğimizde grupça izledik yorgun ve sıkkınken iyi gelir diyerekten. Ama netekim öyle olmadı.
Film transformers'ın bir başka versiyonu olmuş ki onu sevmediğimi sık sık dile getiririm.

Neyse demem o ki iyi hollywood filmi izleyecem diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
Kısa tanım : Transformersların içinde adamlar var. Zira salak adamlar olduklarında bir tane beyin yetmiyor.  Deception'lar yerine de uzaylı Godzilla. Gerisi aynı terane.

5/10



03 Ekim 2013

Furious 6

Düşünki böyle bir filmde 2 kere uyuyakaldım. (Hala da bitiremedim). 


Bu tür filmlerde uyumayı adet edindim. Çünkü filmin hiç bir sürprizi yok maalesef. Aynı klişeler aynı olay örgüsü aynı karakterler aynı arabalar aynı yarışlar. Neden izliyoruz bilemiyorum. İyi olan birinciyi 6 tekrar yapmaktan farksız bunun 6.sını izlemek.  Ne var pist değişmiş. Amerika ya da Rio değil de Londra olmuş. Hepsi bu.

Hakkında uzatacak bir şey yok. Gereksiz bir film daha izlemiş oldum. 

5/10

14 Temmuz 2013

Upside Down

İlk yarısı "normal olmayan bir dünyanın" hikayesi olduğu için bilimkurguyken ikinci yarısı gereksiz bir aşk filmi. 



Bin kere diyorum (yılların köşe yazarı edasıyla) aşk filmi olmaz bilimkurgudan. Olur da eski sancılı ilişki olur Solaris ya da Inception'daki gibi. In Time, Adjustment Buroue gibi ya da bundaki gibi gereksiz aşk filmi çekmeye çalışırsanız güzelim bilimkurgu fikrine ihanet etmiş olursunuz. Brazil hala izleniyor ve "District 9" on yıl sonra izlenecekse bundandır. Aşkı güzel senaryoya meze etmediklerinden. 

Sanırım senarist yönetmen güzel fikir buluyor sonra yapımcı girip film satsın diye böyle bir şey yapıyor. Ve aynı dünyada yerçekimleri farklı alt üst yaşanan hayatları düşünmek oldukça yaratıcı. Ama bir fikirden yola çıkarak filmi çekmeye çalışırken aralara soktukları "aşkım için herşeyi yaparım" mottosu sıktı artık. Yapamazsın arkadaşım. Gel iett beklerken taksiciyle fazla para için seni dolandırıyor diye kavga ederken aşkın için her şeyi yap bakalım. İşte o zaman bilimkurgu olur yaptığın. 

Güzelim fikri çöpe attıkları için acımıyor ve puanlarını kırıyorum bu tür filmlerin 

5/10


11 Temmuz 2013

The Call

Bu filmlerin yazılacak bir şeyi yok. Sadece hatırlamak için not.
Zaten yaz geldiği zaman mutlaka bir dönem oluyor sadece salak filmler izliyorum. Uzak kalmamak için. Antreman olsun diye. Sonra bu tür filmlerden o kadar sıkılıyorum ki iyi filmler izliyorum.

Artık blogu takip eden de yok ama film önerisi olan varsa yazın. Sevinirim.

The Incredible Burt Wonderstone

Piiii. Her şeyin bir sınırı var ama değil mi? 



Filmi hangi kafayla indirdim ve izledim bilemiyorum zira hiç bir şey hatırlamıyorum. Sanırım filmin bir sahnesinde geçen gazdan bize de saldılar ve uyuduk uyandık.

Evet komedi filmi ve sihirbazlık barındırıyor. Jim Carey, Steve Carroll, Steve Buscemi ve Alan Arkın var. Bir de Olivia Wild ki her biri film izleme sebebi olabilecek adamlar. Ama bir araya geldikleri bu proje gerçekten felaket.

Uzatacak bir şey yok. Açın internetten sihirbazlık gösterileri izleyin daha iyi.


30 Haziran 2013

World War Z

Nerden baksan tutarsızlık nerden baksan çaresizlik.

I'm Legend denen filmi sevdiyseniz ve biraz senaryo bazında incelediyseniz bu film onun kötü bir kopyası.



Gerçekten Marc Foster'dan hep bir şeyler bekliyorum ama son filmlerinde hayalkırıklığı yaşıyorum. Bu film de pek çok açıdan kötü.

Hikayenin anlatımı bozuk. Cıvık bir aile dramasına döndürmeye çalışmak bir bilimkurguyu gerçekten yazık etmektir. Hastalık neden çıktı. Nasıl sona erecek. Olayların gelişimi. Hastalığın özellikleri gibi soruların hiçbirine cevap vermiyor. Kamuflaj kelimesine yaslanıp geçici bir çözüm üretiyor.Film zaten komple kamuflaj gibi bir şey. Saklanıp duruyor. Ortaya atamıyor hiç bir şeyi.Gözler önüne seremiyor.

Zombinin ne olduğunu da artık biliyoruz.
Normal bir insandan daha hızlı koşan, 20 metreden düşünce kemikleri kırılsa da koşmaya devam edebilen, kuluçka süresi 10 saniye olan bir zombilik hastalığı var filmde. Olum 10 tane film 100 episod dizi izledik zombiler böyle değil. Neyse uzatmayayım. Olmamış.

İsrail propagandası ise almış başını yürümüş. Filmin en net anlattığı bölüm İsrailin çektiği çileler nedeniyle önlemler alıp insanlığı kurtarmaya çalıştığını anlatmasıydı. Duvarları hastalıktan korunmak için yapmış ve müslüman hristiyan kapılarından gelen herkesi de içeri alırmış. Peh peh peh. Napak inanak mı kanka?

Tek sempatim ise yardımsever Belerus Airways pilotlarına. Onlara 10 puan veriyorum filmin gerisi sınıfta kaldı. 

İzlemezseniz bir şey kaçırmazsınız.

5/10

30 Mart 2013

Jack Reacher the Giant Slayer

Arada bir kaç iyi film izleyince kötü film izlemeye hakkım var diyor ve kendime bu kötülüğü yapıyorum.

İki tane kötü film Jack Reacher ve Jack the Giant Slayer. Birer hafta arayla izledim ve gerçekten kendime artık kötülük yapmama gerektiğini düşündüm.
Jack Reacher orta üstü puanlaına göre standart bir aksiyon. Hiç yeni bir şey yok, ekstra bir şey de yok. Zaman kaybı. 


Bryan Singer Usual Sspects'ten bu yana benim ilgimi çeken ek film daha çekmedi. X-Men serisi iyi diyebilirsiniz ama ne yaratıcılık olarak ne de hikaye anlatımı olarak tatmin edici değil. Hele bir sonu var ki: son zamanların moda devamı gelecek bakışıyla biten evlere şenlik.

İngiliz kadro fena değil ama film vasatı geçemiyor.

5/10    (iki filmin ortalama puanı)

16 Mart 2012

Stake Land

Allahını seversen şu resimdeki zombi mi vampir mi?



Gerçekten gereksiz bir film.
"Lan zaten sen bahsedene kadar duymamıştık ve izlemeyecektik. Ne uyuz ediyon ki bizi" derseniz hak veririm. Ama sizleri kötüden sakınmak bir ananın bir babanınki gibi benim de görevim.

Neyse filmde anlaşılmaz vampirler var. Günışığında kavrulan ama vampirden çok zombiye benzeyen tipler, saçma yanı. Ama filmdeki din eleştirisi de öyle böyle değil gerçekten. Yine de film vasat altı.

Imdb puanı ise bir korku filmi için gayet iyi : 6.6


15 Mart 2011

Prensesin Uykusu

oha. resmen kötü film.hayır nesine iyi diyeyim ki. (genco erkal'ı tenzih ederim. o ayrı)



ama klişeleri kıracam sanrısı içinde olup sürekli bunu sayıklayıp sonra da yapamamak ve bu sırada anlatacağını düşündürttüğü herşeyi pas geçen bir film yapmak nedir yani?

ne masallara boğdu bizi ki kaldırırdı film azıcık cesur olsalardı, ne özgün bir senaryo yarattı ne karakterlerin geçmişi hariç bize birşey verdi.
sevdiğim sahne düşünüyorum. o da yok. sevdiğim redd grubunun olduğu sahneler bile çok sıkıcıydı üstelik.

maalesef izlenmese olur filmlerden. ancak anneniz bana bir türk filmi koy deyince takarsınız dvdplayera. Malum anneler bilgisayardan izlemeyi sevmiyorlar.


5/10

ya neden bile bile kötü film izliyorum ki? neden?




24 Şubat 2011

The Green Hornet


Hayatta gurur duyduğum şeylerden biri Gondry'i kendi kendime keşfetmiş olmamdır. O adamla ilgili diyeceğim tonla şey var. Hatta bir filminin altyazısını da çevirdim. Ama bu film kötü o yüzden hazır yazılmış bir yazıyı yayınlayayım:

filmin yönetmeninin kim olduğunu bilmesem belki bu kadar hayal kırıklığı yaşatmazdı üzerimde. zaten bilmesem filme de gitmezdim. fakat ismi biliyordum ve zaten sırf bu yüzden filme gittim. bir kaç espri, bir kaç görsel sahne hoşuma gitti; o kadar.

karakterin olayları çözdüğü sahne olmasa gondry filmi değil herhalde bu derdim.

kendisine acilen bir kaufman senaryosu edinmesini salık veriyorum.

sakallis
24.02.11

23 Aralık 2010

Kara Köpekler Havlarken

kara köpekler havlarken birileri voliyi vuruyor mu ne?



çok mahalle filmi. gerçeğe yakın karakterler falan. fantastik bir iş çalma girişimi.

sarmayan bir film. sinirler gergin. erkan can klasik. köpekler kara. arkadaşlar aptal.
silahlar belde. polis heryerde. aşıklar aynı. kaçıklar farklı. filmler anlamsız. izlemesi sıkıcı.
olmasa da olurlu. haydi kalın sağlıcakla.

17 Aralık 2010

O'Horten


İki tane sevdiğim arkadaşım, ikisi de sinemayla ilgili ve alakadar ikisi de bu filmi yarım bıraktı.



Beni de ekle üç. Oranlarsak %100 yapar. Başarılı işmiş Bent Hamer'inki. Severim Bent'i ayrı. Ama bezen filmler bitmiyor.


01 Temmuz 2010

Ondine


Bu ne lan?!

Bak bu filme de iyi diyen varsa gitsin okumasın boktan yaızlarımı.
Bekleidğim bir filmdi kendisi. Neil Jordan'ı severim. Sevmeyeni sevmem. Ama Colin Farrell In Bruge ile toparladığı imajı yine çizdi gözümde.

Ben sevmedim bu filmi. Güzel başlamıştı oysa. Mistik bir hali vardı. Gizem vardı. Kız çok güzeldi herşeyden önce. Şarkı falan söylüyordu. Sonra salak İrlandalı çıktı. Anlamsız hareketler. Hızlı ilerleyen ama pek çok kere aksayan filme eski aile falan girdi. Sıkıntılı kız. Mucize veren peygamberimsi kadının isteğiyle iyileşti.Lan noluyo derken bir baktık uyuşturucu çetesi ve onlardan kurtulmak için hınzırca plan yapan bir velet. Mal irlandalı baba kızının iyileşmesini bile anlamadı. Gitti peygamber gibi kadını tepti. Beni uyuz ettin. Evet filmin içine girebiliyorum bazen. İyi olmasa da.

Ama bombamız ise. Saçma bir şekilde içip gerçekten saçmalayan Colin Farrell karakteri. Adını hatırlamıyorum karakterin. Gerek yok. İzlemeyin zaten filmi.

Öyle kötü desem romantik duygusal çiftler sevgileriyle boğarlar beni. Evet burdan benim sevgisiz duygusuz olduğumu çıkartabiliriz.

Sigur Ros bile kurtaramamış filmi bence.

5/10

26 Haziran 2010

Alice in Wonderland

Follow the white rabbit
or not.


Sevmiyorum Alice in Wonderland merkezli hikayeleri (Matrixi tenzih ederim). Sıktı artık. Ama işin kötü tarafı kendisi de sıktı. Sanırım demiştim daha önce : Tim Burton'ı artık sevmiyorum. Masal anlatmak da bir yere kadar.

Hele ki sözüm ona 3d çekilen ama bizlerin göremediği versiyonun sıkıcılığı ve klişe hikayeye uyması (sanırım uyuyordu) pek tat vermedi.

Beslenmeyin artık bu hikayeden. Kendinize yeni bir şeyler bulun. Ya da illa kullanacaksanız afişteki gibi değişik şekillerde kullanın.

5/10.

07 Mayıs 2010

Boys Are Back

Gereksiz filmler kuşağı

Belliki uyarlaması yapılan kitap çok sattı ve dramatik yapısı çok kuvvetli. Ama bir sinema filminde bunu sağlamak o kadar da kolay değil.

Eşi ölünce oğluyla yalnız kalan spor yazarımız, eski eşinden olan oğlunun da Avustralyaya gelmesiyle kendini hem anne hem baba konumunda bulur. Hayat zordur zaten ve iki çocuk bunu hiç kolaylaştırmıyordur. Eşinin eksikliği iş koşuşturmasıyla çocuklarına yeteri kadar özen gösteremez ve bazı istenmeyen sıkıntılar yaşanır.

Evvet doğru bildiniz. Ama güçlü bir baba yıkılmaz. Yıkılsa da hemen kalkar ve aileyi bir araya getirir. Ve klişe finaliyle bizi mutlu eder.

Hiç bir şey vermeyen düşünmeyen ve düşündürtmeyen sadece anneniz izlerken ağlasın diye başlatıp odadan kaçmanız gereken bir film.

5/10

  © Blogger template 'Isolation' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP