16 Aralık 2009

Thirst




Bir sevdim bir sevmedim, bir hızlandı bir duruldu bir türlü tutarlı olamadı.

Chan Wook Park'ın Cannes'da da yarışan filmi "Thirst" yönetmenin yine sıradışı işlerinden biri. Zira ancak Park düşünebilirdi bir rahibin vampire dönüşmesi durumunda olabilecekleri.

------------ spoiler ----------------

Bilime inanan ve bir arkadaşının komada oluşuyla iyice hayata küsen (ki ben burada kaçırdığım başka sebepler ve günahlar olduğunu düşünmekteyim) bir rahip, insanlar üstünde deneyler yapan bir kliniğe denek olarak gitmeye karar verir. Sonucu ölüm olacaktır. Ancak kendisine verilen kandan (?) dolayı tekrar hayata döner ve iyileşir. Tek bir farkla; artık vampirdir.

ülkesine dönen rahibin tabi ki kana ihtiyacı var. Sonuçta vampir. Ama bir din adamı birini öldürüp de kanını içemez ve günah işlemeyen bir vampir olarak hayatını devam ettirmeye çalışır. Ta ki karşısına bir kadın çıkana kadar. Evet, kadın en büyük günahtır. Hatta şeytanın kendisdir.


------------ spoiler ----------------




Chan Wook Park'ın kamerası ve görüntüleri oldukça başarılı ama bazı yerleri fazla uzun bazı yerleri anlaşılamayacak kadar kısa geçilen bir film Thirst. Açık noktaları tam bağlayamıyor. Duygusal mı komik mi gergin mi olacağını bilemiyor (hepsi birden de olmayı beceremiyo işin kötüsü). Özellikle filmin bazı sahnelerindeki duygusal yoğunluk ve gerilim yükselişi oldukça başarılı. Bir ayakkabı verme sahnesi var ki "aşık olunan sahne" kategorisine girsin.

Ama erkek oyuncu performansıyla Song Kang-ho (Host ve Sympathy For Mr. Vengeance) iyi bir performans sergilerken diğer oyuncular sönük kalıyor.

Ama orjinal düşüncesinin etkileyiciliği ve ölümsüzlük(tedavi) için yapılanlara yaptığı tadında bakışıyla (dine karşı) başarılı. Ama baş yapıt da değil.


7/10

Not: Filmin 2 saat olduğunu da belirtmek gerekir.

6 yorum:

öz 17 Aralık 2009 15:53  

Dediğin gibi komik bi gergin mi olayım derken sıktı beni çok, sinemada izleyince durdurmak olanıksız olduğundan iyice sıkılmıştım. Song Kang-ho nun oyandığı 'Host' da böyle bir şeydi aslında ama onu sevmiştim. Bu hiç olmamış bence.

Porco Rosso 17 Aralık 2009 17:16  

yazıyı tekrar okuyunca yine kaypak yazılarımdan biri olduğunu gördüm.
zaten 7/10 tam buna göre bir not :))

Travis 18 Aralık 2009 11:13  

uzun aradan sonra domuzun yerindeyim.. ve bi heyecan:)

Sera 19 Aralık 2009 00:55  

halihazırda izlemişken yorum ekleyim buraya. :)
pekçok enteresan ve düşündürücü fikir barındırıyor ve merakla izletiyor ama sanki o intikam üçlemesiyle yarışamayacak ve kararsız kalmış bir film. kadın oyuncu da eksi puan. therese raquin göndermeleri ve hostta da oynayan o başrol oyuncusu adam-ismini yazmak için kasamayacağım-başarılı. 7 buçuk vereyim ben de.

Porco Rosso 19 Aralık 2009 01:43  

heyecan iyidir sevgili travis. arada olsun :)
ama hep bekleriz. başka şekillerde heyecanlandırmaya çalışmak lazım sizi (sinema ve blog bağlamında tabi :))

sayın sera. 7.5 ve 7 yakın puanlar. sanırım bu civarda gezecektir herkesin notu. bence dine yüklense daha sert ve iyi bir film olaiblirdi. aşka bağlamasaymış olurmuş.

Yiğit Kara 21 Ocak 2013 04:17  

Ben filmi bitirdiğimde şöyle düşündüm: Bir pederin başına daha kötü ne gelebilirdi ki? Sırf bu yüzden bile yönetmeni tebrik ediyorum. Chan-wook Park'un 3lemesi beklentiyi çok yüksekte tuttuğu için biraz hayal kırıklığı yaratabilir ama ben filmde ne aksiyon ne de komedi görüyorum, buna hikayenin düz bir çizgide ilerlemesi de eklenince yapılan bir başarısızlıktan ziyade tamamen bilinçli gibi görünüyor ve bu açıdan tutarsızlık yaratmıyor.
Sadece vampir olduğu ve ipin ucunu kaçırdığı için intihar etme kararı veren(en büyük günah) bir rahip konseptinin bile filme vereceğim nota 1 puan ekstradan eklenmesi gerekir bence.

  © Blogger template 'Isolation' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP