26 Mayıs 2009

Life On Mars

Crazy ve Controll geliyor aklıma David Bowie dinlerken.
Zachary'nin de Ian Curtis'in de idolüydü. Yıl 1970'lerdi ve o bir rock stardı.
Onu Hunger'da izlediğim zaman vampir olduğuna inanmıştım. Bu kadar soğukkanlı olmak bir insanın harcı değildi çünkü. Sonra The Man Who Fell to Earth var ki bu filmdir onun Life on Mars'ı yazacak deneyimlerin canlı sahibi olduğuna inanmamı sağlayan.

Life on Mars, David Bowie'yle yeni tanışmak için doğru şarkı olmayabilir, zira onu koşulsuz sevdirmek için benim de ilk tercihim Space Oddity olacaktır.


Life On Mars bir İngiliz dizisi. Kesinlikle bu diziyle birlikte ingilizlerin düzgün ve orjinal şeyler çekebildiğine inanmaya başladım. IT Crowd ve Coupling gibi komedilerden sonra, Life On Mars kesinlikle iyi bir polisiye dizi.

Sam bir gün bir suçluyu kovalarken bir araba kendisine çarpar. Yıl 2006'dır. Sam gözünü açtığında kestiremediği bir yerdedir. Kestiremediği sadece mekan kavramı değildir. Karşılaştığı ilk insan bir polistir, gördüğü araba eskidir ve yaşadığı zaman 1973'tür. Sam 33 yıl öncenin İngiltere'sinde kasap gibi polislik yapan bir karakola tayin olmuştur gözünü açtığında. Kendine gelmesi nasıl oluyorsa uzun sürmüyor. Anlamaya çalışıyor İngiliz soğukkanlılığıyla. İnsan haklarının beşiği ve her şeyin kurallara göre yapıldığı zamanından bir anda, Beyoğlundaki Hortum Süleyman gibi adamların olduğu bir karakolda ve dönemdedir. Bildiği kurallar, uyguladığı teknikler ve bir çok şey daha o yıllarda bilinmemektedir ve onları uygulamak davaları çözmesini kolaylaştırsa da karşısındakileri şaşkınlığını da arttırmaktadır. Kendisi de onların cello tarzına alışamamktadır. Kadınlara olan kaba tavırlar dizinin öncelikli komedi unsuru olması da ayrı tabi.

Sonuç olarak zamanda atlama söz konusu. Ama Lost gibi adamı yoran türden değil. Standart, bir kere olan bir şey. Ancak komadan uyanınca gerçek zamana dönülebilcek bir sıçrama bu.

Not : Dizi de kullanılan şarkılar için bile izlenebileceğini belirteyim. Sadece David Bowie değil pek çok türevi de mevcut dizide.
Not 2 : Şu ilk resimdeki adamın Mars haricinden biryerden olması ihtimali var mı?
Not 3 : "Guest Yazar" olarak bilinen bir arkadaşımın
şurda Bowie hakkındaki yazısını da okuyabilirsiniz.


1 yorum:

fakeangel 30 Mayıs 2009 00:23  

orta okuldaydim david bowie'yi kesfettigimde. tipki crazy'deki sahne gibi, yuzume annemin rujuyla, kirmizi simsek yaptigimi bilirim. filmdeki cok sevdigim sahnelerden biridir misal. sirf bu yuzden. hatta izledigim tum filmlerde kendimden en cok bisey buldugum ilk 5 sahneden biri olabilir. he tabi ben gay degilim. madem orta okul yillarima dair boyle utanc verici ve daha once kimseyle paylasmadigim bir seyi itiraf ediyorum. gay olmadigimi da itiraf etme geregi duydum. neyse.. itirafima devam etmem gerekirse, benim de en cok bagirarak soyledigim sarkidir space oddity misal.

control'e gelince de..filmin basarisi, sonunda beni cokca aglatmasi falan bir yana, ian'in oldugu yastayim. ne o kadar super ne de o kadar kararliyim hicbir sey icin ya da hicbir konuda ama. benim de idolum olabilir david bowie.

orta okuldan, universite yillarima atlayacak olursam. hayatimda, david bowie ile ilgili duydugum en guzel gondermeye de bu donemde sahit olmusumdur misal. criminal minds'in bir bolumunde, cok sevdigim bi hatun olumden donmustu. nasil bir his oldugunu sormuslardi hatuna. soyle biseyler soylemisti:

"hayatim bir film seridi gibi gozlerimin onunden gececek sanmistim ama onun yerine sonsuz bir aydinlik esliginde heroes'un caldigini farkettim. o an david bowie'nin tanri olduguna emin oldum."

ve son olarak life on mars. sam tyler icin de izlenir bence dizi. muzikler olmasa da olur. ama olmus ve ne guzel olmus. izleyesim geldi. hatta bu, bu yaziyi 5. falan okuyusum. ve 5. kez izleyesim geldi. ama ben sanirim bole bi takim seyleri isteyip de sonra yapmiorum.

evet, yaziyi 5 kez okudum. hayir, ozellikle saymak icin bi caba gostermedim ama bu konuda kendimden eminim. her neyse. son olarak diyecegim sey sudur ki: 5 kez okumussam ve 5.de yorum yazmaya karar vermissem bu yazi guzeldir. cok guzeldir.

5.de yorum yazmaya anca karar verebilme sebebim de, sizden daha guzel biseylere deginebilecegimden hic emin olamamamdir.

oyle iste.

  © Blogger template 'Isolation' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP